‘Bir’ olarak etiketlenmiş yazılar

Beyaz’dan Küçük Bir Hayat Hikayesi

Pazartesi, 05 Mayıs 2008

Az önce youtube’dan bir video izledim, bu sefer baş kahramanımız Beyazıt Öztürk. Kendince hayat hikayesini anlatmış, nerden nerelere geldiğini anlatan ama en önemlisi de tüm bu süreçte geçmişini unutmayan bir adamın hayat hikayesi. (more…)

BİR ŞAHİT ARANIYOR

Çarşamba, 26 Mart 2008

BİR ŞAHİT ARANIYOR

Yaşadım!
Erik ağaçları şahidimdir (more…)

Keçiyi yardan uçuran bir tutam ottur.

Pazar, 10 Şubat 2008

Keçiyi yardan uçuran bir tutam ottur.
Açgözlü, gözü doymaz, hırslı insanlar küçük bir çıkar için bütün varlığını tehlikeye atar. (more…)

Kartala bir ok değmiş, o da kendi yeleğinden.

Pazar, 10 Şubat 2008

Kartala bir ok değmiş, o da kendi yeleğinden.
Kişi, hayatta karşılaşacağı en büyük kötülüğü çoklukla en yakınlarından görür. (more…)

İsteyenin bir yüzü kara, vermeyenin iki yüzü.

Pazar, 10 Şubat 2008

İsteyenin bir yüzü kara, vermeyenin iki yüzü.
Birinden bir şey isteyen biraz utanır ama isteği yerine getirmeyen daha çok utanması gerekir. Darda kalanın, ihtiyacı olanın, bir şeyi başkasından istemesinde utanılacak bir yan yoktur. (more…)

İki karpuz bir koltuğa sığmaz.

Pazar, 10 Şubat 2008

İki karpuz bir koltuğa sığmaz.
Kimisi, önemi büyük birkaç işi bir arada yapmaya kalkışır. Bu ise çok zor ve sakıncalıdır. Çünkü gücü ve dikkati dağıtır. Buna aldırmayanlar çoklukla yapmaya kalkıştıkları işleri sekteye uğratırlar. (more…)

İki cambaz bir ipte oynamaz.

Pazar, 10 Şubat 2008

İki cambaz bir ipte oynamaz.
Kurnazlıkta eşit olan iki kimse bir iş üzerinde birlikte çalışamazlar; birbirlerini aldatmak, saf dışı bırakmak için uğraşırlar. Bunda ısrarlı olmaları, her ikisini de daha tehlikeli bir duruma iter. (more…)

İki baş bir kazanda kaynamaz.

Pazar, 10 Şubat 2008

İki baş bir kazanda kaynamaz.
Fikirleri, eğilimleri ve davranışları birbirinden farklı olan iki kişi belli bir konuda, bir iş üzerinde uyuşamazlar; görüş ayrılıkları yüzünden ortaya bir şey çıkaramazlar. (more…)

İki at bir kazığa bağlanmaz.

Pazar, 10 Şubat 2008

İki at bir kazığa bağlanmaz.
Kendi başına buyruk, kimseden izin almaksızın dilediği gibi davranan iki kişi, aynı iş üzerinde görevlendirilip çalıştırılamaz. Her an aralarında anlaşmazlığın çıkması, bunun da kavgaya dönüşmesi kaçınılmazdır. (more…)

Bir Anakartın Anatomisi

Cumartesi, 10 Kasım 2007

.1. Giriş

Anakart bilgisayar sistemini oluşturan temel bir devredir. İngilizce olarak Motherboard, Mainboard, Systemboard veya Apple bilgisayarlarda Logic Board olarak isimlendirilir. Anakartın amacı sistemdeki bileşenler arasındaki elektriksel ve lojiksel bağlantıyı sağlamaktır.

Tipik bir bilgisayar sisteminde Mikroişlemci (CPU – Merkezi İşle (more…)

Vahyin bir ara kesilmesi

Pazartesi, 05 Kasım 2007

Vahyin bir ara kesilmesi

Resûlullah Efendimiz, aradan çok zaman geçmeden, bir hâdise ile karşı karşıya geldi: İnkıta-ı Vahy hadisesi. Yâni vahyin kesilmesi… Sebebi (şöyle veya böyle) izah edilmiş olmakla beraber, beşerî aklımızla hikmetini tam kavrayamadığımız bu hâdise karşısında Peygamber Efendimizin tekrar büyük bir sıkıntı ve üzüntü duyduğu fark ediliyordu. Öyle ki, âdeta dünya kendisine dar gelmekteydi ve bu dar dünyadan kurtulmak istem (more…)

BİR EV TAPUSU

Pazartesi, 05 Kasım 2007

BİR EV TAPUSU

Meşhur velilerden Habib-i Acemî k.s. zamanında, benzeri görülmemiş şöyle bir hadise yaşanmıştır:

Horasanlı bir adam, evini onbin dirheme satarak, ailesiyle Basra’ya geldi. Oradan hacca gidecekti. Habib-i Acemî’yi buldu ve ondan şöyle bir istekte bulundu: (more…)

BİR KESE ALTIN

Pazartesi, 05 Kasım 2007

BİR KESE ALTIN

Süfyân-ı Sevrî hazretleri son anlarını yaşıyordu. Yastığının altından bir kese çıkardı. İçinde altınlar vardı. Yanındaki dostlarına, ‘Bunu sadâka olarak dağıtın’ buyurdu.

Dostları bu hâli hayretle karşıladılar ve:’Allah Allah!Süfyân-ı Sevrî dünya malına ehemmiyet vermez, yanında dünyalık bulundurmazdı. Bu (more…)

BİR BOSTAN BEKÇİSİ

Pazartesi, 05 Kasım 2007

BİR BOSTAN BEKÇİSİ

Evliyanın büyüklerinden İbrahim bin Edhem k.s. Hazretleri anlatıyor:
Babam Horasan ‘ Belh hükümdarlarındandı. Bir gün atına binip ava çıkmıştım. Önüme çıkan -tilki veya tavşan- bir hayvanı kovalıyordum. Arkadan bir ses duydum:

- Ey İbrahim, sen bunun için yaratılmadın, bununla emrolunma (more…)

Bir gencin tövbesi

Pazartesi, 05 Kasım 2007

Bir gencin tövbesi

Allahü teâlâ, peygamberi Musa aleyhisselâma hitap edip
” (Ey Musa! Filân mahallede, bizim dostlarımızdan biri vefât etti. Git onun işini gör. Sen gitmezsen, bizim rahmetimiz onun işini görür) buyurdu.
Hazret-i Musa, emir olunduğu mahalleye gitti.
Oradakilere: (more…)

BİR İDAM FERMANI

Pazartesi, 05 Kasım 2007

BİR İDAM FERMANI

Mısır’da Tolunoğulları hanedanının kurucusu Ahmed b. Tolun, Halife Memun zamanında Bağdat’da saray kumandanlığı yapmış olan Buhara Türklerinden Tolun’un oğluydu. Pek dindar ve dürüst biriydi.

Ahmed’in gençlik yıllarında bir gün, babası Tolun onu bir iş için hükümet konağına göndermişti. Ahmed orada Tolun’un cariyelerinden bir (more…)

Bir defa dahâ söyle

Pazartesi, 05 Kasım 2007

Bir defa dahâ söyle

Cebrâîl aleyhisselâm dedi:
- Yâ Rabbel âlemîn! Resûlullah ’sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem’ hazretlerinin dostluğu Ebû Bekrin gönlünde ne mikdâr ve ne kadar olduğunu bilmek isterim.
Bayram günü idi. Ebû Bekr-i Sıddîk ‘radıyallahü teâlâ anh’ kıymetli ve gösterişli elbise giymiş ve otuz altınlık bir şal omuzuna almış idi (more…)

Bir hikmeti vardır

Pazartesi, 05 Kasım 2007

Bir hikmeti vardır

Adamın biri bir pislik böceği görür
” Bu yaradılışı çirkin pis kokulu bir yaratıktır.Allah bunu niçin yaratmışki ? ” der.

Aradan zaman geçer, adamın yüzünde bir çıban çıkar. Nereye başvurduysa derdine bir derman bulamaz. Çııban yara haline g (more…)

Bir Boşanma Olayı

Pazartesi, 05 Kasım 2007

Bir Boşanma Olayı

Medineli Sabit bin Kays, sahabenin ileri gelenlerindendi. Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem)’e hizmetten asla geri kalmaz, sözünden ise bir an olsun dışarı çıkmazdı. Efendimiz de onu çok severdi. Hatta bir küçük hatası yüzünden aşırı üzüntüye kapılan Sabit’i teselli ederek “Sabit cennetliklerdendir.” buyurmuştu.
İşte bu Sabit’in aile içi bir sıkıntısı vardı. Hanımı Cemile, Sabit’e (more…)

Her ziyan bir öğüttür.

Cumartesi, 03 Kasım 2007

Her ziyan bir öğüttür.
Bilerek ya da bilmeyerek uğradığı her zarar kişiye ders olur. Kendisini bu duruma düşüren yanlış hareketi bulur, aynısını tekrarlamayarak doğabilecek başka zararlardan kendisini korur. (more…)

SBS (Yeni sınav sistemini ne kadar biliyoruz? Güzel bir yazı)

Perşembe, 04 Ekim 2007

SBS (Yeni sınav sistemini ne kadar biliyoruz? Güzel bir yazı)

(more…)

Eşek bile bir düştüğü yere bir daha düşmez.

Cumartesi, 22 Eylül 2007

Eşek bile bir düştüğü yere bir daha düşmez.
İçine düştüğümüz kötü durumlardan, başımıza gelen felâketlerden ders almalı, zarar gördüğümüz işe bir daha bulaşmamalı, hata yapmaktan geri durup kendimizi korumalıyız. (more…)

Düşmez, kalkmaz bir Allah.

Cumartesi, 22 Eylül 2007

Düşmez, kalkmaz bir Allah.
Hayatta hiçbir şey olduğu gibi kalmaz. Hemen her şey değişip hâlden hâle girer. Sağlıklı bir insan hastalanabilir, zengin de yoksul düşebilir. Küçük (more…)

Düşenin dostu olmaz, hele bir yol düş de gör.

Cumartesi, 22 Eylül 2007

Düşenin dostu olmaz, hele bir yol düş de gör.
Zenginliğini, makamını, itibarını kaybeden ve bir felâketle karşılaşan kişinin etrafında kimse kalmaz; iyi, güzel ve mutlu günlerin dostları birer birer kaybolur; çünkü çıkar sağladıkları kaynak kurumuştur. Bunun böyle olduğunu ise, ancak bu duruma düşen bilir.

Dokuz at bir kazığa bağlanmaz.

Cumartesi, 22 Eylül 2007

Dokuz at bir kazığa bağlanmaz.
1. Her tedbir, tehlikenin büyüklük oranı düşünülerek alınmalıdır. Gücü büyük olan tehlikelere küçük ya da zayıf tehlikelerle önlenemez. 2. Bir işin başına, birbiri ile anlaşması mümkün olmayan birden çok yetkili kimse getirilmemelidir. Çünkü her biri bir yana çeker, anlaşamaz ve birbirlerine düşerler. İşi aksatıp geciktirirler.

Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur.

Cumartesi, 22 Eylül 2007

Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur.
Tamah, açgözlülük insanı küçük çıkarlar peşinde koşturur; onu tehlikelere iter, felâketlerle karşı karşıya bırakır ve zarar görmesine yol açar.

Kesilmiş bir şey

Cumartesi, 18 Ağustos 2007

Kesilmiş bir şey

Rüyada kesilmis bir seyin hastanin yanma getirilmesi, o hastanin ömrünün tükenmesine delalet eder. Yahut rüyada kesilmis bir seyi görmek,, dost arkadas ve çoluk çocugundan ayrilmis ve uzak düsmüs bir kimsenin ayrilik müddetinin nihayete erip kavusma ümidine dönüstügüne delalet eder. Bazan da kesilmis olan sey neyse, onun tabirce delalet ettigi kimsenin ayip, günah, ve mesru olmayan islerden (more…)

İnsanın bir organı

Cuma, 17 Ağustos 2007

İnsanın bir organı

Rüyada görülen insan uzvu, halka isaret eder. Rüyada bir azasinin kesildigini gören kimse, ev halkindan ayrilir veya onlar ondan ayrilir. Aza, insanin çocugu ve nesildir. Bir kimse rüyada azasinin birisinde bir sey meydana geldigini görse, bu rüyanin tabiri o uzva nisbet edilen kimseye aittir. Rüyada uzvu kesilen kimse uzak bir yere yolculuga çikar veya ailesinin bazilanndan yahut çocugundan ya da halkindan ayrilir. (more…)

Zamandan bir saat

Cuma, 17 Ağustos 2007

Zamandan bir saat

Bir kimse rüyada, gece ve gündüzden bir saatlik bir zamani görse, o zaman miktari altin ve gümüslere nail olur. Rüyada eserde varid olan cuma vaktindeki saat gibi duanin kabul edilecegi saati görse, kötülüklerin ve yaramaz seylerin gitmesine, fakirin zenginligine ve sözü yerine getirmeye delalet eder. (more…)

Ederken şöyle bir yol izlemelidir

Cuma, 17 Ağustos 2007

Ederken şöyle bir yol izlemelidir

Mesela bir atın eşek olduğunu görmek makam ve mevki kaybına, solucanın kuş olup uçtuğunu görmek meşakkatten kurtulmaya… delalet eder, gibi. (more…)

Ayağı ile bir şeyi tepelemek

Cuma, 17 Ağustos 2007

Ayağı ile bir şeyi tepelemek

Rüyada ayagi ile bir seyi tepelemek, söylemis oldugu sözü inkar etmeye isaret eder. Bir kimse rüyada bir adamin ken (more…)

Bir yemem diyenden kork, bir oturmam diyenden.

Pazar, 05 Ağustos 2007

Bir yemem diyenden kork, bir oturmam diyenden.
Kimi insanlar vardır ki dedikleriyle yaptıkları birbirine uymaz. Kimi isteksiz görünüp “yemem” diyen insanların isteklilerden daha çok yedikleri, kimi hevessiz görünüp “kalamam” diyen insanların da diğerlerinden daha çok oturdukları, hatta yatıya kaldıkları bile görülmüştür. (more…)

Bir şeyin önüne bakma, sonuna bak.

Pazar, 05 Ağustos 2007

Bir şeyin önüne bakma, sonuna bak.
Kimi işler vardır ki iyi başlamamış ama iyi sonuç vermiştir. Üstelik başlamış bir işte geri dönmek de zordur. Bu sebeple bize düşen yolumuza azimle devam etmek, gereken çabayı göstermek, işi lâyıkıyla yapmaya çalışmaktır. (more…)