‘Biyografi Padişahlar’ Kategorisi için Arşiv

SULTAN ÜÇÜNCÜ MEHMED 27 Ocak 1595 - 1603

Pazartesi, 18 Şubat 2008

SULTAN ÜÇÜNCÜ MEHMED
27 Ocak 1595 - 1603

-
Babası : Sultan Üçüncü Murad
Annesi : Safiye Sultan
Doğumu : 26 Mayıs 1566
Ölümü : 20-21 Aralık 1603
Saltanatı : 27 Ocak 1595 - 1603

HAYATI

Sultan Üçüncü Mehmed 26 Mayıs 1566′da Manisa’da doğdu. Babası Sultan Üçüncü Murad, annesi Safiye Sultan’dır. İsmini, Fatih Sultan Mehmed’e benzemesi için, büyük dedesi Kanuni Sultan Süleyman koydu. Orta boylu, kumral saçlı ve güzel yüzlüydü. Çok kuvvetli bir ilim tahsili yaptı ve Tacüt-Tevarih yazarı Hoca Sadeddin Efendi’den dersler aldı. Sultan Üçüncü Mehmed, 1583′te Manisa sancakbeyliğine tayin edildi. 1595 yılının Ocak ayına kadar görev yaptığı Manisa’dan, babasının ölüm haberi üzerine hareket ederek, 27 Ocak 1595 tarihinde geldiği İstanbul’da Osmanlı tahtına oturdu.

Sultan Üçüncü Mehmed annesini çok sever, sayar ve dinlerdi. Bundan yararlanan annesi Safiye Sultan, Osmanlı sarayında hakimiyet kurdu. Bazı konularda padişahı zorlayıp istediğini yaptırıyor, bu da devlet işlerinde karışıklıklara sebep oluyordu. Dinine çok bağlı ve tasavvufa da son derece meraklıydı. Hz. Muhammed’in (S.A.V) ismi anılınca, saygısından derhal ayağa kalkardı. Üçüncü Mehmed devri duraklama dönemine rastlar. Sultan Üçüncü Mehmed, kolayca üzüntüye kapılır, yemekten, içmekten kesilirdi. Celali isyanları ve İran savaşlarının çok uzun sürmesi onu büyük üzüntü içinde bıraktı. İçkiyi sıkı bir şekilde yasaklayıp, bütün gizli meyhaneleri kapattırdı.

Erkek Çocukları: Birinci Ahmed, Birinci Mustafa, Selim, Mahmud

AVUSTURYA VE EFLAK SEFERLERİ

Sultan Üçüncü Mehmed’in babası Sultan Üçüncü Murad vefat ettiğinde Osmanlı-Avusurya savaşları devam ediyordu. Sultan Üçüncü Mehmed de tahta çıkar çıkmaz Avusturya ve Eflak sorunlarıyla ilgilendi. 1595 yılında Avusturya kuvvetleri Estergon Kalesi’ni kuşatmışlar, 40 km uzakta olan Mehmed Paşa Estergon kalesine yardıma gitmemişti. Hiçbir yardım alamayan Estergon Kalesi kahramanca direnmesine rağmen, sayıca üstün olan Avusturyalılara teslim olmak zorunda kaldı (2 Eylül 1595).

Sinan Paşa, Eflak Prensi Mihai Viteazul üzerine seferler düzenledi. Osmanlı kuvvetleri Bükreş ve Tergovişte’yi ele geçirdiler. Fakat çok geçmeden Mihai karşı saldırıya geçti ve Osmanlı kuvvetleri geri çekilmek zorunda kaldı. Bu sırada bataklıklara düşen Osmanlı askerlerinin büyük bir kısmı şehit oldu. Daha sonra Tuna’dan karşı kıyıya geçilirken gerekli önlemlerin alınmamasından dolayı yeni bir saldırıya maruz kalan Osmanlı akıncıları çok büyük kayıplar verdi.

Estergon Kalesinin düşmesinden sonra Tuna kıyısındaki Vişegrad da düşmanın eline geçti. Birçok önemli kale ve şehirlerin kaybedilmesi İstanbul’da devlet erkanı ve yeniçerilerin tepkisine neden oldu. Yeniçeriler de Sultan’ın sefere çıkmasını istiyorlardı.

EĞRİ KALESİ’NİN FETHİ

Durumun kötüye gittiğini anlayan Sultan Üçüncü Mehmed devlet büyüklerini toplayıp şöyle dedi:

“Ceddimiz, devletimizin kurucusu Osman Gazi Hazretleri’nden, büyük dedemiz Kanuni Sultan Süleyman’a kadar bütün padişahlar askerin önünde sefere çıkmışlardır. Dedemiz Sultan İkinci Selim’le (Sultan İkinci Selim) cennetmekan pederimiz Sultan Murad (Sultan Üçüncü Murad) bu usulü bozdular. Biz dahi, başlangıçta seferi paşalarımıza ısmarlamakla hataya düştük. Asker evlatlarımız bizi başlarında görmek isterler. Kararımız odur ki; yakında sefere çıkacağız. Hazırlıklar tamamlansın. Küffara haddini bildirmeye gitmek gerekir.”

Sultan Üçüncü Mehmed kendisine karşı çıkan annesi Safiye Sultan’a da şöyle der:

“Valide, biz Sultan oğlu sultanız, kullanmayacaksak Eyüp Sultan Camiinde bu kılıcı niçün kuşandık? Kararımız karardır, sefere çıkacağız. Taht uğruna devleti feda etmeyiz.”

20 Haziran’da ordu hareket etti ve kuşatılan Eğri Kalesi 12 Ekim 1596′da padişaha teslim edildi.

HAÇOVA ZAFERİ

Eğri Kalesi’nin fethinden sonra, Osmanlı birlikleri ilerleyerek 15 Ekim 1596 günü Haçova’da Avrupa ordusuyla karşılaştı. Bu ordu da Avusturya, Alman, Erdel, İspanyol, Fransız, Çek ve Leh kuvvetleri vardı.

Avusturya Arşidükü Maxmilien komutasındaki düşman kuvvetleri ile yapılan savaşta Osmanlı birlikleri, düşman birliklerinin tüfek atışlarına maruz kaldı. Pek çok askerimiz şehit oldu.

Ordu merkezinin ele geçirilip padişahın ayrıldığı haberi yayıldı. Ancak bu gelişmelerden haberi olmayan akıncılar canla başla savaşa devam ediyordu. Yalnızca bu akıncı birliklerinin mücadelesi bile düşman ordusunun dağılmasına yetti ve kazanılan Haçova Zaferi ile Osmanlılara Viyana yolu açıldı (26 Ekim 1596).

Haçova Savaşı’ndan sonra Sultan Üçüncü Mehmed İstanbul’a döndü. Avusturya Cephesi’ne Satırcı Mehmed Paşa atanmıştı. Tata Kalesi’ni geri almayı başaran Satırcı Mehmed Paşa, Budin’in kuzeyindeki Vaç bölgesinde düşman kuvvetleri karşısında başarılı olamadı. Bu arada Avusturya temsilcileri ile bir barış antlaşması yapılmaya çalışıldıysada, olumlu bir sonuç alınamadı. Bir süre sonra Avusturya kuvvetleri Kanuni Sultan Süleyman zamanında fethedilen Yanıkkale’yi (Raab Kalesi) ele geçirdiler (1598).

KANİJE KALESİ’NİN FETHİ

Satırcı Mehmed Paşa iki yıldır hiçbir askeri başarı kazanamamıştı. Bu süre içinde bazı Osmanlı kaleleri Avusturyalıların eline geçmişti. Mehmed Paşa’nın idamı üzerine, Sadrazam Damat İbrahim Paşa ordunun başına geçti ve Belgrad’a geldi. Bu sırada Avusturya barış istemişti.

Avusturyalılar daha önce geri aldıkları Eğri’yi ve Hatvan’ı bize vermeyi önerdiler. Bu öneriye karşılık, Osmanlı temsilcileri Estergon, Neograd, Vürek ve Yanıkkale’yi istediler. Antlaşma yapılamadı.

Belgrad’da kışı geçiren Damat İbrahim Paşa, Kanije Kalesi’ni kuşatıp sıkıştırmaya başladı. Kuşatma devam ederken, kale içinde esir olan Türklerin canlarını feda etmek uğruna havaya uçurdukları barut deposu kalenin harap olmasına yol açtı. Ancak yine de teslim olmayan Kanije Kalesi’nin yardımına bu seferde Philippe Emmanuel komutasındaki 20.000 kişilik bir ordu geldi. İki ateş arasında kalan Osmanlı ordusu kahramanca savaşmaya devam etti. Yardıma gelen düşman ordusunun geri çekilmesi üzerine, 40 gün süren bir kuşatmadan sonra Kanije teslim oldu.

Beylerbeyliğin merkezi Kanije’ye alındı, Kanije Beylerbeyliği Tiryaki Hasan Paşa’ya verildi. Sultan Üçüncü Mehmed, bu başarısından dolayı Damat İbrahim Paşa’ya kendisi padişah olarak yaşadığı sürece sadrazamlıkta kalacağı vaadinde bulundu (10 Eylül 1601). Kanije kalesini geri almaya çalışan Arşidük Ferdinand, Kanije’yi büyük bir orduyla kuşattı. Tiryaki Hasan Paşa komutasındaki az sayıda asker iki aydan fazla kaleyi korudu. Yiyecek içecek malzemesi ve cephanesi tükenmeye başlayan Osmanlı kuvvetleri beklenmedik bir çıkışla kendisinden kat kat üstün görünen düşman ordusunu Kanije kalesi önünde yendi (18 Kasım 1601). Bu zaferden sonra İstolni, Belgrad ve Estergon, 1603′de de Uyvar fethedildi.

İRAN İLİŞKİLERİ

İran 1590 yılında imzalanan ve 13 yıl süren antlaşmayı bozmuştu.

Şah I. Abbas, Osmanlı Devleti’nin Avusturya ile savaş halinde olmasını fırsat bildi. Ferhat Paşa Antlaşmasıyla kaybettiği toprakları geri almaya çalışan İran, Osmanlı Devleti’nde çıkan Celali isyanlarından da yararlanmaya çalışarak 25 Ağustos 1603′de savaş açtı.

Şah Abbas Tebriz’i ve Erivan’ı aldı. İran ile savaş devam ederken III. Mehmed 38 yaşında vefat etti.

MİMARİ ESERLER

İmar konusunda çalışmalar yaptıran Sultan Üçüncü Mehmed,
Süt annesi Halime Hatun adına Gölmarmara Halime Hatun Camii ve Külliyesini,
Ayrıca validesi Safiye Sultan adına da Yeni Valide Camii ve Külliyesini yaptırdı.
Bundan başka birçok camiyi tamir ettiren Sultan Üçüncü Mehmed, Yeni Camii’nin de temelini attırdı.

SULTAN ÜÇÜNCÜ MURAD 1574 - 1595

Pazartesi, 18 Şubat 2008

Babası : Sultan İkinci Selim
Annesi : Afife Nur Banu Hatun
Doğumu : 4 Temmuz 1546 (more…)

Oktay Vural ( 1956)

Çarşamba, 26 Aralık 2007

Oktay Vural ( 1956)

1956 Diyarbakır doğumlu olan Vural, İstanbul Hukuk Fakültesi mezunu. Dokuz Eylül Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde yüksek lisansın ardından iktisat doktorasını verdi. Aynı Üniversitenin İİBF’sinde Yardımcı Doçent (more…)

Osman Bölükbaşı ( 1911)

Çarşamba, 26 Aralık 2007

Osman Bölükbaşı ( 1911)

Millet Partisi Eski Genel Başkanı Osman Bölükbaşı 1911 yılında Hacıbektaş’ta doğdu.Türkiye’deki öğreniminden sonra, yüksek öğrenimini, Fransa’da tamamlayan Bölükbaşı, yurda astronomi ve matematik (more…)

Osman Pepe ( 1954)

Çarşamba, 26 Aralık 2007

Osman Pepe ( 1954)

58. VE 59. HÜKÜMET ORMAN BAKANI OSMAN PEPE

Osman Pepe, 1954 yılında Akçaabat’ta doğdu. (more…)

Oya Akgönenç ( 1939)

Çarşamba, 26 Aralık 2007

Oya Akgönenç ( 1939)

OYA AKGÖNENÇ MUĞİSUDDİN
Ankara Milletvekili-SP
İZMİR - 1939, Ekrem Şinasi, Leyla - Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler (more…)

Ömer Öztürkmen

Çarşamba, 26 Aralık 2007

Ömer Öztürkmen

Kerkük’lü şair Mehmet Rasih Bey’in oğludur. Annesi yine Kerküklü bir şair olan Şeyh Rıza’nın kızıdır. 1929 yılında İstanbul’da doğmuştur.
(more…)

Rahimov Murtaza Gubaydulloviç ( 07.02.1934)

Çarşamba, 26 Aralık 2007

Rahimov Murtaza Gubaydulloviç ( 07.02.1934)

Doğum Tarihi 7 Şubat 1934
Doğum Yeri Tavakanovo, Başkırdistan
Medeni Durumu:Evli
Eğitim Durumu Ufa Petrol Fakültesi
Bulunduğu Görevler 1956-1990 Petrol Kuruluşlarında çeşitli görevler, 1990 Başkırdistan SSC Milletvekili, Başkırdistan Cumhurbaşkanı 1996.
Halen Bulunduğu Görev Başkırdistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı (Aralık 2003)

Recai Yıldırım

Çarşamba, 26 Aralık 2007

Recai Yıldırım

MHP ADANA MİLLETVEKİLİ
ADANA - 1950, Hasan, Refika - Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi - Ziraat Mühendisi - XXI inci Dönem Adana Milletvekili - Evli, 5 Çocuk. (more…)

Refik Saydam

Çarşamba, 26 Aralık 2007

Refik Saydam

1881 yılında İstanbul’da doğdu. Askeri Tıbbiyeyi doktor yüzbaşı olarak bitiren Refik Bey Almanya’da Berlin Askeri Tıp Akademisi’nde Brandenburg, Danzig, Spandou ve Scharite’de eğitim gördü. (more…)

Reşat Aydınlı ( 1910)

Çarşamba, 26 Aralık 2007

Reşat Aydınlı ( 1910)

1910 yılında Acıpayam’da doğdu. Gazi Terbiye Enstitüsü ve Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Müteahhitti. Sekizinci dönem Denizli Milletvekili oldu. Ege’de tanınan bir hukukçuydu. (more…)

Reşit Safvet Atabinen ( 1884)- (1965)

Çarşamba, 26 Aralık 2007

Reşit Safvet Atabinen ( 1884)- (1965)

Tarihçi, yazar, gazeteci, hariciyeci ve milletvekilidir.1884 yılında İstanbul’da doğdu. Besteci Miralay Safvet Atabinen’in oğludur. Özel öğrenim gördü. 1900 yılında Kadıköy Saint-Joseph Lisesinden, 1902 yılında Paris Siyasal Bilgiler Fakültesinden mezun oldu. Sadrazam Avlonyalı Ferid Paşa’ya Fransızca özel katip, 1908 yılında Bükreş, 1909 yılında Washington ve Madrid, 1911 yılında Tahran Büyükelçiliklerinde başkatip ve müsteşar, 1912 yılında Maliye Bakanlığı özel kalem müdürü, 1917 yılında Devlet Şurası üyesi oldu.1918-1920 yılları arasını İsviçre’de geçirdi.1922 yılında Lozan anlaşmasında genel katiplik, 1923 yılında Memaliki Şarkiye Fransız Bankası Müşavirliği, 1927-1934 yılları arasında Kocaeli Milletvekilliği yaptı.Türk Tarih Kurumu kurucu üyesi oldu.Milletvekiliyken Rakam İnkılabını 24 Mayıs 1828 tarihli önergesiyle mecliste kabul ettirmişti.Otomobil ve Turing Kulübünü 1923 yılında kurup başkanlığına getirildi.Uzun yıllar bu görevde bulundu.1932 yılında I.Tarih Kongresine katıldı.Türkçe eserleri dışında üç Fransızca eseri vardır.”Ekonomiste D’Orient” adlı bir dergi çıkardı. 70 kez Avrupa’ya gidip geldi. 1965 yılında 81 yaşında iken İstanbul’da vefat etti.

Eserlerinden bazıları:Osmanlı Tarih’I Mali Dersleri, Harbi Umumi’de Türkiye, Türkiye ve Sosyalizm.

Kaynak:Osmanlı Tarihi Yazarları M.Orhan Bayrak İstanbul 1982 sf.55

Rıza Akçalı ( 1949)

Çarşamba, 26 Aralık 2007

Rıza Akçalı ( 1949)

Manisa Milletvekili-DYP

1949 Manisa doğumlu. Kerim ve Hikmet Akçalı’nın oğlu.İTÜ İnşaat (more…)

Rıza Tevfik Bölükbaşı ( 1869)- (1949)

Çarşamba, 26 Aralık 2007

Rıza Tevfik Bölükbaşı ( 1869)- (1949)

1869 yılnda Edirne’de doğdu. İlköğrenimini İstanbul’da bir Musevî okulunda tamamladı. Galatasaray Lisesi ve Mülkiye Mektebi’nde okudu. Tıbbiye Mektebi’ni bitirdi. Hekimlik yaptı. ittihat ve Terakki Cemiyeti’ne katıldı. Edirne Mebusu seçildi. ittihatçılarla anlaşamadı, partiden ayrıldı. Bakanlık ve meclis başkanlığı yaptı. Sevr antlaşmasını imzalayan delegeler arasında yeraldığı için ‘yüzellilikler’le birlikte yurtdışına sürgün edildi. Yirmi yıl kadar Hicaz, Amerika ve Ürdün’de yaşadı. 1939′da yurda döndü. Önce aruz, sonra heceyle yazdı. Âşık ve Tekke şiiri geleneğinden yararlandı. Felsefeye ilgisi, eğitim sistemimizde felsefenin yer alması çabaları, Darülfünûn’da felsefe hocalığı yapması nedeniyle “Feylesof Rıza Tevfik” olarak anılmıştır. 1949 yılnda öldü.

ESERLERİ
Serâb-ı Ömrüm adlı bir şiir kitabıyla birlikte, felsefe ve estetik üzerine yazdığı eserleri bulunmaktadır.

Biraz da Ben Konuşayım
Rıza Tevfik (Bölükbaşı)
İletişim Yayınevi / Anı Dizisi

…Elinizdeki kitapta Rıza Tevfik, başta Sevr olmak üzere II. Abdülhamid, II. Meşrutiyet ve Mütareke dönemlerinde içinde yaşadığı, doğrudan ya da dolaylı olarak karıştığı siyasi nitelikli olayları anlatıyor. Yazarın yer yer bizzat kendiyle, 80 yıllık hayatıyla, doğru veya yanlış yaptıklarıyla, yapamadıklarıyla bir tür hesaplaşması niteliğindeki bu hatırat, çok büyük eksik gedikler ve çarpıtmalarla malul yakın tarihimiz için önemli bir “birinci elden” belgedir.

Rüştü Kazım Yücelen ( 1948)

Çarşamba, 26 Aralık 2007

Rüştü Kazım Yücelen ( 1948)

ANAMUR - 1948, Ali, Melahat - İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi - Fransızca, İngilizce - İktisatçı - XVII, XVIII, XIX, XX nci Dönem İçel Milletvekili - Sanayi ve Ticaret Eski Bakanı, Devlet Bakanı - Evli, 3 Çocuk.

Sadık Ahmet ( 07.01.1947)- (24.07.1995)

Çarşamba, 26 Aralık 2007

Sadık Ahmet ( 07.01.1947)- (24.07.1995)

Ölümsüz Bir Mücadele Adamı
Sadık Ahmet
Yeni Avrasya Ağustos 2001

07 Ocak 1947 Gümülcine Sirkeli Köyü bu dünyaya teşrif; 24 Temmuz 1995, Lozan Antlaşması’nın 78. yıl dönümünde, İskeçe yolunda meş’um bir kaza sonucu Hakk’a yürüyüş. 48 yıllık fiziki hayata sığdırılmış yüzlerce yıllık mücadele azmi. İşte Sadık Ahmet… Mücadele, sadece Atina ve Lozan antlaşmaları ile doğan insani hakların sağlanması için…

Bu mücadele ne için veriliyordu? Antlaşmalara rağmen, sadece dini kimliği ile anılan Batı Trakya Türk toplumunun milli kimliği ile de anılması. Eğitim haklarının Türkiye’de yaşayan Rumlarınki gibi olması. Türk toplumu üzerindeki asimilasyon ve göç ettirme çalışmalarının kaldırılması. Antlaşmalarla elde edilen Türk toplumunun kendi dini liderini seçme hakkının yeniden uygulanması. Çünkü, Türk toplumu, 1967 yılından beri Yunan hükümetinin müdahalesi ile dini liderlerini seçememektedirler. Mal varlıkları devamlı tasallut altında olan Türk toplumunun, bu baskından kurtarılması ve bunlar gibi onlarca insani hakkın Batı Trakya Türk toplumuna kazandırılması.

Gurbet ellerde kalındığı günlerden beri Evlad-ı Fatihan torunlarının çektiği sıkıntıları bir nebze dindirebilmek için mücadele veren Türk toplumu liderlerinin yaktığı IŞIK, haklar elde edilinceye kadar sönmeyecektir. Ruhun şadolsun şehit Sadık Ahmet…

Baba
Funda AHMET*

Uyan baba uyan
Aldır başını, aç gözlerini
At üzerindeki kara toprağı
Gör ki yine tüm sevdiklerin başucunda
Yine bir 24 Temmuz işte;
Gittin gideli altı yıl oldu babam!
Bizi bırakıp yok olalı
Baba kucağına
Baba şefkatine
Çatık kaşlarının altındaki tatlı tebessüme
Hasret bırakalı tam altı yıl oldu
Bize elveda demeden
Merak etmeyin mutlaka döneceğim
Akşam yemekte beraberiz demeden
İlk gidişin bu babam!
Bir 24 Temmuz gecesi
İlk gidip de dönmeyişin!
Ne olur sanki şimdi kalkıp sarılsan bana
Kucaklaşsan tüm sevdiklerinle
Şaka yaptım size, yalan söyledim;
Bakın buradayım, geldim desen
Sen yalan söyleyemezsin bilirim
Ama ne olur bir kereye mahsus yap bunu
Bu tür bir yalan çoktan kabulümüz baba!
Gittiğin yerde rahat mısın baba!
Nasıl oralar, sıcak mı?
Üşümüyorsun ya baba?
Peki benim gibi çocuklar var mı orada?
Gelsem yine hasret bırakırlar mı sana?
Güneş bir damla olsun
Değiyor mu gözlerine baba?
Hadi kalk artık, uyan, gel bana
Yeter bu kadar şaka baba
Yeter bu kadar şaka…
Biliyorum duyuyorsun beni
Hissediyorsun kalbinin en derininde;
Belki de 6 yıllık uykuda
İlk kez ağlıyorsun bu yalvarışımda!
İki gece arası gündüzdür diyen
Sen değil miydin?
Ben 6 yıldır güneşimi göremiyorum
Ne oldu gündüzüme baba!
Efendim baba?
Annem mi?
İyi, senin bıraktığın yerden sarıldı davaya
Ama her gece sensiz odasında
Hıçkırıklara boğuluyor
6 yıldır be baba!
Ağabeyim de iyi
Okuluna dört elle sarıldı
Ben babamın oğluyum diyor her fırsatta
Haa bi de nişanlandı…
Gelinin mi?
Çok iyi biri ve yarı yarıya meslektaşın baba
Beni sorma be babam sorma…
Gördüğün gibiyim işte
Her kapı çalındığında kalbim çarpıyor
Her telefonda sıçrıyorum
Hep postacılarla kavga ediyorum
Mektubunu yine getirmediler diye
Okulum da çok iyi merak etme
Küçükken mahkeme koridorlarına alıştırdın beni…
Daha da vazgeçmedim işte…
Halkın mı?
Bunu sorma bana baba!
6 yıldır suskun, bıraktığın yerde sayıyor
senden sonra bir Sadık Ahmet çıkmadı baba
düşman yine düşman
haklarımızı vermiyor baba!
Biliyorum bu haberler üzdü seni
Ama belki bizim için değil
Halkın için, Türklük için dönersin diye
Anlatıyorum bunları sana baba!
Kalk hadi gel baba hadi gel…
Bir soru da ban soracam sana
Ne zaman geleceksin baba?
Baba…
Duyuyor musun beni baba?
Küstün değil mi bize?
Kırıldın halkına, dava arkadaşlarına
Biliyorum
Şaka yapmaya devam edeceksin
Ama hep bir umut
Hep hasretle ben bekleyeceğim seni baba…
Gelsen ne güzel olur biliyor musun baba?
Gelsen ne güzel olur…
* Şehit Sadık AHMETin Türkiyede eğitim gören kızı

Saffet Arıkan Bedük ( 1944)

Çarşamba, 26 Aralık 2007

Saffet Arıkan Bedük ( 1944)

Ankara Milletvekili-DYP
SİİRT - 1944, Mehmet Zeki, Faize - İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi - Fransızca - Vali, Mülki İdare Amiri - Kaymakam, Başbakanlık Plan ve (more…)

Salih Bozok ( 1881)- (1941)

Çarşamba, 26 Aralık 2007

Salih Bozok ( 1881)- (1941)

1881′de Selanik’te doğdu. Mustafa Kemal ile önce mahalle, daha sonra da okul arkadaşlığı daha başlangıçta kaderini çizmiş oldu. İkisi de aynı okullarda okuduktan sonra aynı yıl Harp Okulunu bitirdiler. Salih Efendi (more…)

Salim Ensarioğlu ( 1955)

Çarşamba, 26 Aralık 2007

Salim Ensarioğlu ( 1955)

Diyarbakır Milletvekili-DYP
DİCLE - 1955, Abdurrazzak, Zekiye - Lise - Müteahhit - Serbest İnşaat Müteahhidi, Madenci, Çiftçi, Dicle İI Genel Meclis Üyesi - XIX, XX nci (more…)

Sebgatullah Seydaoğlu ( 1955)

Çarşamba, 26 Aralık 2007

Sebgatullah Seydaoğlu ( 1955)

Diyarbakır Milletvekili-ANAP
DİYARBAKIR - 1955, Mehmet, Hatice - Diyarbakır Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu Sevk ve İdare Bölümü - Arapça, Fransızca - Türkiye Süt Endüstrisi Kurumu Yöneticisi, Tüccar, Çiftçi, Diyarbakır İI Genel Meclisi Üyesi - XX nci Dönem Diyarbakır Milletvekili - Evli, 6 Çocuk.

Selahattin Adil Paşa ( 19.01.1882)

Çarşamba, 26 Aralık 2007

Selahattin Adil Paşa ( 19.01.1882)

Kurtuluş Savaşı komutanlarından Selahattin Adil Paşa, 19 Ocak 1882 yılında İstanbul’da doğdu. 1902′de kurmay yüzbaşı oldu. 1905′te Şam’daki 5. Ordu’ya atandı, 1906′da İstanbul’da Mekteb-i Harbiye’de bugünkü Kara Harp Okulunda öğretmen yardımcısı olarak görev aldı. 31 Mart Olayı sırasında Hareket Ordusu’nda görevliydi. 1910-1911 yılları arasındaki Bükreş ateşeliğinden sonra Trablusgarp ve Balkan savaşlarına katıldı. I. Dünya Savaşı’nda Çanakkale ve Doğu ceplerinde bulundu. 1920′de Fransız kuvvetlerine karşı Kuvay-i Milliye’yi kurmak ve Fransızların yayılmasını önlemek üzere Güney Cephesi komutanlığına atandı. 1921′de Batı Cephesi’nde 2. Kolordu Komutanı oldu ve Sakarya Savaşı’na katıldı. Daha sonra Müdafaa-i Milliye Vekaleti müsteşarı ve Kasım 1922′de İstanbul komutanı oldu. 1923′te tümgenerallikten emekliye ayrıldı. 1950-54 arasında Demokrat Parti’den Ankara Milletvekili olarak TBMM’de bulundu.

ESERİ
Anılarını 1982′de “Hayat Mücadeleleri” adı altında yayınladı.

Seyit Mehmet Emin ( 1873)

Çarşamba, 26 Aralık 2007

Seyit Mehmet Emin ( 1873)
1873 İzmir doğumlu. Bir, İki ve üçüncü dönem İzmir Milletvekiliydi. Adalet Bakanlığı’nda bulundu.

Sıtkı Yırcalı ( 1908)

Çarşamba, 26 Aralık 2007

Sıtkı Yırcalı ( 1908)

1908 Balıkesir doğumludur. Ünlü siyaset ve devlet adamı.İstanbul Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Paris Hukuk Fakültesi’nde doktora yaptı. Maliye ve Hukuk Doktoru olarak çalıştı. (more…)

Süha Tanık ( 1945)

Çarşamba, 26 Aralık 2007

Süha Tanık ( 1945)

İzmir Milletvekili-ANAP
İZMİR - 1945, Burhan, Mehveş - İzmir İktisadi Ticari Bilimler Fakültesi Turizm Otelcilik Bölümü - İngilizce - Turizm İşletmesi - Tanık Turizm (more…)

Şefkat Çetin ( 1954)

Çarşamba, 26 Aralık 2007

Şefkat Çetin ( 1954)

Ankara Milletvekili-MHP
YOZGAT-BOĞAZLIYAN - 1954, Şevki, Nazik - Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi - İş Adamı - Evli, 2 Çocuk. (more…)

Şevket Hatipoğlu ( 1898)- (1973)

Çarşamba, 26 Aralık 2007

Şevket Hatipoğlu ( 1898)- (1973)

M. Şevket Hatipoğlu 1898 Menemen doğumlu.Beşinci ve altıncı dönem Afyonkarahisar yedinci, sekizinci dönem Manisa milletvekili (more…)

Şükrü Saracoğlu ( 1887)- (1953)

Çarşamba, 26 Aralık 2007

Şükrü Saracoğlu ( 1887)- (1953)

Mehmet Şükrü Saracoğlu, siyaset ve devlet adamı, Türkiye Cumhuriyeti’nin beşinci Başbakanı. 1887 yılında Ödemiş’te doğdu. Mülkiye Mektebi’ni (1909) bitirdikten sonra İzmir liselerinde öğretmenlik yaptı. Birinci Dünya Savaşı yılarında Cenevre Siyasal Bilimler Fakültesi’ni bitirdi. İkinci dönem çalışmalarına başlayan T.B.M.M.’ye, İzmir milletvekili olarak katılan Mehmet Şükrü Bey, Fethi Okyar hükümetinde Milli Eğitim Bakanı (1924-1925) oldu.

1926′da da Türk ve Yunan halklarının değiştirilmesi amacıyla kurulan Muhtelit Mübadele Komisyonuna Türk delegasyonu olarak seçildi. Dördüncü ve Beşinci İnönü hükümetlerinde Maliye Bakanlığına (1927-1930) getirilen Şükrü Bey, henüz kalkınma programının oluşturulamadığı bu dönemde, Türk ekonomisinin ancak köyden başlatılacak reform çalışmalarıyla kalkınabileceğini ileri sürdü. Bunun yanı sıra memur sınıfının sorunlarına eğilerek personel ve emeklilik kanunlarını yürürlüğe koydu. İktisadi alanda yaptığı işlerden biri de, yabancı bankaların elinde iç ve dış ticaret mevsimlerine göre düşürülen, Türk parasının değerinin korunmasını sağlamasıydı. Bu amaçla Merkez Bankasını kurdu (1930). Aynı yıl sağlığı nedeniyle görevinden ayrılmak zorunda kalınca, Türkiye’nin iktisadi sorunları üstüne inceleme ve araştırma yapmak üzere A.B.D.’ye gönderildi (1931). Dönüşünde Türk Pamuk Sanayii’nin temellerini atan bir rapor hazırladı. 1932′de Osmanlı İmparatorluğu’nun borçlarıyla ilgili sorunları çözümlemek üzere Paris’te yapılan görüşmelerde Türkiye’yi temsil etti ve 1933 antlaşmasını imzaladı.

Adalet Bakanlığı (1933-1939) yıllarında, Yargıç ve Avukatlar Kanunu’nu, Suçüstü, İcra-İflas Kanunları’nı yürürlüğe koyması, iş esasına dayanan cezaevleri kuruluş yasalarını uygulamaya sokarak, bu amaca dayalı İmralı cezaevini kurması önemli girişimleri arasındaydı. Saraçoğlu’nun en önemli görevi, İkinci Bayar hükümetinde (1938-1939) ve Saydam Hükümetlerinde (1939-1942) Dışişleri Bakanlığı oldu. 1942′de hükümeti kurmakla görevlendirildikten sonra da (1942-1946) zaman zaman Dışişleri Bakanlığını üzerine almak zorunda kaldı.

1940′ta İngiliz ve Fransız’ların, Türkiye’yi İtalya’ya karşı savaşa sokma isteklerini reddetti. 1948′de T.B.M.M. başkanlığına seçilen Saraçoğlu 1950′den sonra siyasi hayattan çekildi. 1953 yılında İstanbul’da öldü.

Tahsin Uzer ( 1879)

Perşembe, 13 Aralık 2007

Tahsin Uzer ( 1879)

——————————————————————————–
1879′da Selanik’te doğdu. Van, Erzurum, Şam ve İzmir Valiliği yaptı. Birinci Dönem İzmir Milletvekili seçildi. (more…)

Tayfur Sökmen ( 1892)- (1980)

Perşembe, 13 Aralık 2007

Tayfur Sökmen ( 1892)- (1980)

——————————————————————————–
Hatay Cumhurbaşkanı

1892 yılında Gaziantep’te doğdu. Hatay Cumhuriyeti’nin ilk ve tek Cumhurbaşkanı, Kırıkhan Rüştiyesi’ni bitirdikten sonra özel eğitim gördü. I. Dünya Savaşı’nda istihbarat görevlerinde çalıştı. İskenderun sancağındaki Fransız işgaline karşı direniş hareketinin örgütlenmesinde öncülük yaptı.20 Ekim 1921′de TBMM Hükümeti ile Fransa arasında imzalanan Ankara Antlaşmasıyla İskenderun sancağı, Fransız mandası altındaki Suriye’ye özerk bir yönetim birimi olarak bağlandı. Fransız manda yönetimi arapları ve hıristiyanları kayıran bir tutum izleyince direniş yeniden başladı. Tayfur Sökmen, gıyabında ölüm cezasına çarptırılınca Adana’ya kaçtı. 1924-26 arasında Viyana’da kalan Tayfur Sökmen, Hariciye Vekaleti’nin girişimiyle Fransa’dan İskenderun sancağına giriş izni aldı. Buna rağmen baskıya uğradı ve 1927′den sonra Gaziantep, Adana ve İstanbul’da yaşamak zorunda kaldı. 1935′te Antalya bağımsız milletvekili seçilerek TBMM’ye girdi. 1936′da Fransa’nın Suriye ve Lübnan’a bağımsızlık vermesi üzerine, Türkiye, İskenderun sancağını da bağımsızlığa kavuşturmak için girişimlere başladı. Ocak 1937′de İskenderun sancağına, Dışişlerinde Suriye’ye bağlı, ama kendi anayasasıyla yönetilen yarı bir sancak statüsü tanındı. Sancağının adı da Hatay olarak değiştirildi. Aynı yıl Türkiye’nin verdiği nota üzerine Fransa sorunun Milletler Cemiyeti’nde çözülmesini istedi. Uluslararası koşulların da dayatması sonucunda varılan anlaşmayla, Milletler Cemiyeti 19 Mayıs 1937′de Hatay için bir anayasa kabul etti. Uzun süren görüşmelerden sonra, Türk ve Fransızlardan oluşan bir kurulun gözetiminde Hatay Cumhuriyeti’nin kurulduğunu ilan etti.Cumhurbaşkanlığına da Tayfur Sökmen’i seçti. Hatay Cumhuriyeti 29 Haziran 1939′da Millet Meclisi kararıyla Türkiye Cumhuriyetine katıldı. Cumhurbaşkanlığı görevi sona eren Sökmen, 1950′ye kadar Antalya, 1950-54′de Hatay milletvekili olarak TBMM’de yer aldı. 1969′da kontenjan senatörü olarak Cumhuriyet Senatosu’na girdi. 1975′te siyasi hayattan çekildi. Tayfur Sökmen, 1980 yılında İstanbul’da öldü. Tayfur Sökmen, “Hatay’ın kurtuluşu İçin Harcanan Çabalar” (1978) adlı kitabında Hatay sorununu ayrıntılarıyla ele almıştır.

SULTAN İKİNCİ SELİM

Pazar, 18 Kasım 2007

SULTAN İKİNCİ SELİM
1566 - 1574

.Babası : Kanuni Sultan Süleyman
Annesi : Hürrem Sultan
Doğumu : 28 Mayıs 1524
Ölümü : 15 Aralık 1574
Saltanatı : 1566 - 1574 (more…)

KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN

Pazar, 18 Kasım 2007

KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN
1520 - 1566

Babası : Yavuz Sultan Selim
Annesi : Hafsa Hatun
Doğumu : 27 Nisan 1495
Ölümü : 6-7 Eylül 1566
Saltanatı : 1520 - 1566 (more…)

YAVUZ SULTAN SELİM

Pazar, 18 Kasım 2007

YAVUZ SULTAN SELİM
1512 - 1520

Babası : Sultan İkinci Bayezid
Annesi : Gülbahar Hatun
Doğumu : 10 Ekim 1470
Ölümü : 21-22 Eylül 1520
Saltanatı : 1512 - 1520 (more…)

SULTAN İKİNCİ BAYEZİD

Pazar, 18 Kasım 2007

SULTAN İKİNCİ BAYEZİD
1481 - 1512

Babası : Fatih Sultan Mehmed
Annesi : Mükrime Hatun
Doğumu : 3 Aralık 1447
Ölümü : 26 Mayıs 1512
Saltanatı : 1481 - 1512 (more…)