‘Dizi Bölümleri’ Kategorisi için Arşiv

Stephen King’s The Mist Öldüren Sis

Perşembe, 20 Mart 2008

Stephen King’s The Mist
forum resmi
Öldüren Sis

Öldüren Sis - The Mist”, Stephen King’in Türkiye’de “Sis” adıyla ve Gönül Suveren’in çevirisiyle Altın Kitaplar Yayınevi tarafından basılan orijinal adı “Skeleton Crew” olan öyküler toplamındaki öykülerden biridir.

William Shakespeare’den sonra yapıtları en çok beyazperdeye taşınan yazar,korku ve gerilim ustası Stephen King’in yarattığı bu efsanevi terör öyküsünde uygarlığın ince kabuğu çözülüp maskeler birer birer düşerken gerçekten korkulması gereken tek varlığın aslında insanoğlunun ta kendisi olduğu anlatılır.

Stephen King’in yapıtından uyarlanan “Esaretin Bedeli - The Shawshank Redemption”un Oscar adayı senaryo yazarı ve yönetmeni Frank Darabont, efsanevi korku romanları yazarının bir başka yapıtı “Öldüren Sis - The Mist” ile yeniden karşımızda…

(more…)

İngiliz Pointer (English Pointer)

Çarşamba, 19 Mart 2008

İngiliz Pointer (English Pointer)

En çok kabul gören hipoteze göre Pointer İtalyan Poniter, Tilki Tazısı, Bloodhound, Tazı, Newfoundland, Setter ve Bulldog karışımından iki yüz yıl önce geliştirilmiştir. Bu inanılmaz karşım yine inanılmaz bir sonuç çıkarmıştır. Modern Pointer son seksen yıldır vardır. Pointer adını avı bulduğundan takındığı, avın yerini işaret eden kıpırtısız duruşundan alır. Pointer’ın yazılı ilk bahsi 1650′lerde İngiltere’de geçer. Bu dönemlerde tazılar yaban tavşanını yakalamadan önce pointerlar avın yerini gösterirdi. 1700′lere gelindiğinde Pointer tercih edilen bir köpek oldu. Koku alma yeteneği büyük ün salmıştır. Süratle geniş bir alanı tarayabilir. Pointer özellikle kuş avında iyidir; ancak diğer avlara da adapte olabilir. Sıcak havalara daha uygundur. Sert kışlara uygun değildir. Suda pek rahat etmez. Efsanevi avın yerini gösterme becerisine rağmen vurulan avı geri getirmesi pek beklenmez. Günümüzde Pointer bir aile ve av köpeği olarak kullanılmaktadır.
(more…)

Golden Retriever

Çarşamba, 19 Mart 2008

Golden Retriever
Golden Retriever, kremden altın rengine kadar değişebilen kürküyle güzel ve sağlam yapılı bir köpektir. Dış tüyler su geçirmez, iç tüyler ise sıktır. Kafa, uca doğru incelen, ama yine de geniş ve güçlü görünen ağız kısmı ile iridir. Dişleri makas ısırışı ile kapanır ve belirgin bir alın çıkıntısı vardır. Burun siyahtır. Gözler koyu renk, göz kenarları ile kahverengidir. Kulaklar orta büyüklükte ve düşüktür. Boyun ve baldırlar adaleli, göğüs geniştir. Kuyruk uzun ve düzdür ve genellikle kıvrık tutulmaz.

Karakteri
Golden’lar sevgi dolu, uslu ve zeki köpeklerdir. Kolaylıkla eğitilirler ve çocuklarla iken güvenilir ve naziktirler. Sadık, kendine güvenen, tatlı ve sahibini memnun etmeye hevesli bir ırktır. Aktif, güvenilir ve mükemmel bir aile köpeğidir. Golden Retriever itaat etmeye hazır yapısı nedeniyle itaat eğitimi onlarla çok keyifli geçer. Diğer hayvanlar dahil herkesle dost canlısı olduğundan ondan koruma görevi beklenmemelidir. Saldırganlık göstermemelerine rağmen Golden’lar gelen yabancıya havlayarak haber vererek iyi bekçilik edebilirler. İtaat yarışmalarında büyük başarı kazanmıştır. İnsandan izole edildiğinde ya da uzun süre sevdiklerinden uzak tutulduğunda yaramazlık yapmaya başlar. Çok hareketli ve ilgi isteyen köpeklerdir. İz sürme, vurulan avı geri getirme, narkotik köpeği, itaat yarışmaları yeteneklerinden sadece bir kaçıdır. Bu köpekler yüzmeye bayılırlar.
(more…)

ÇATAL BURUN

Çarşamba, 19 Mart 2008

ÇATAL BURUN
Tüy Rengi Özellikleri
Renk yoğunluğu olarak erkeklerde kahve-beyaz, dişilerde kahve-beyaz ve düz kahverengi belirgin özellik olarak görülmüştür. (more…)

PR da büyüdü :)

Cumartesi, 19 Ocak 2008

PR da büyüdü :)
Bloguma baktımda PRla ilgili hiçbir şey yazmamışım. E o konuyu çok iyi biliyorum ya, kendimi de geliştirmeme gerek yok sanki… Cıkcıkcık :)) Eski Marketing Türkiye’lerden bulduğum bir yazıyı paylaşayım hepimize faydalı olması dileğiyle…. Eh konu uzmanlık alanı olunca yorumları da en sona ekleyeyim bari :)

İngiltere’de PR’ın değişimini PRWeek bakın nasıl derlemiş;
1) PR bugün gazetelerden fazlası demek.. Eskiden gazete ve dergi alanında sürdürülürken televizyonla yapılan Pr çok değerliyken, için bugün web, digital medya, online yayıncılık ve blog alanlarında sürekli gelişim görülmekte.
2) Gazeteciler PR’ı genellikle negatif olarak algılıyorlar…
3) Eskiden haberler belirli saatlerde yayınlanırken şimdi haberler meydana geldikleri anda ekranlarda yayınlanıyor. Biri çıkıpta müdahale edene kada, firmanız neyse ekranda sadece o görünüyor.
4) PR Kampanyaları globalleşti.
5) Bugün PR zaferler yaşatabileceği gibi büyük hezimetlere de yol açabilir.
6) PR’cılar şöhretli isimlerdir.
7) Kriz yönetimi PR’ın günlük işlerinden biridir. Eğer kriz iyi yönetilmez, bütünlüğü içinde ve hızlıca ele alınmazsa kötü haber derhal dünyaya yayılabilir, hasar verip, yıkıma yol açabilir.
8) PR ilk başladığı yıllarda sadece satış müdürlerinden, pazarlama müdürlerinden bilgi alırken bugün CEO iletişim işlerine de karışıp şirketinin itibarını korumaya çalışıyor.
9) Kurum içi PR’ın zamanı geldi. Dışarıdan PR danışmanlık hizmeti veren kurumlar daha çok görünmeyen işlerle uğraşacaklar.
10) Gazetecilerle öğle yemeği yeme devri kapandı. Çünkü kimsenin o kadar zamanı olmuyor, onun yerine sabah kahvaltılarında buluşulabiliyor bu daha az zaman alıp, daha ucuza geliyor.
11) PR’cılar 7/24 online olmak zorundalar.
12) Herkes PR’da çalışmak istiyor.
13) PR Sektöründe özellikle üst kademelerde kadınlar çoğunlukta.
14) PR ekipleri bugün reklam ajansları ile yan yana çalışıyor. Hatta bazı pazarlama kampanyalarında önderlik yapıyorlar.
15) İnternetteki patlama başta PR’a zarar versede PR’a yepyeni ufuklar açtığı gibi sektörü de şekillendirdi.
16) Sektör artık belirsizliklerin arkasında kaybolmuyor. Şirketler alanlarında ölçümler istiyor ve onları değerlendiriyor.
17) En iyi halkla ilişkiler uzmanları gazetecilerden çıkıyor. Çünkü gazeteciler güzel bir hikaye nasıl yazılır ve nasıl itibar kazanılır iyi biliyorlar.
18) Bugün virütik pazarlama ve bloglar ile PR uzmanları konunun önderlerine daha direkt ulaşabiliyor. Bir çok insanı değil, önderleri ikna etmek yeterli oluyor.
19) Konusunun uzmanına çok fazla ihtiyaç var.
20) PR’cılar şirket iletişiminde veya finansal iletişimde çok daha önemli roller oynuyorlar bugün. Yeni kuşak istenilen bilgiye çok daha yakın.

Yorumlar;
O kadar çok iletişim mezunu varken bir de bu işi okumayanların bunu yapmaya kalkması zaten dar olan sektörü gittikçe daraltıyor. Evet çok fazla PR Uzmanı var, çok fazla mezun ama iyi olanlar malesefki bir kaç kişiyi geçmiyor. O kişilerde firmalr tarafından kapışılıyor, çok iyi transferlere konu oluyor. Gazeteciden en iyi halkla ilişkiler uzmanı çıkmasına katılıyorum. Ben öyle olduğum için değil yaa hayır :) Gerçek bu canımmmm…
Uzmana ihtiyacımız var.. Bir iş yapıyorsak -ki yaptığımız ne olursa olsun - en iyisini yapalım.. en iyisini :)

Sigarayı ilk kim KEŞFETTİ?

Pazartesi, 14 Ocak 2008

Sigarayı ilk kim KEŞFETTİ?

Sigara 5 bin 700 yıldır insanoğlunun hayatında var. Dünyaya yayan ise tanıdık bir isim.

Sigarayla insanoğlu 5 bin 700 yıl önce tanıştı. İlk zamanlar tören ve büyü yaparken kullanılan tütün, Kristof Kolomb’un Amerika’yı keşfinin ardından tüm dünyaya yayıldı.

Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi tarafından çıkarılan Meram Tıp Sağlık Dergisinde yayınlanan bilgilere göre, sigara içmenin orjini milattan önce 3 binli yıllara kadar dayanıyor. Elde edilen verilere göre, o tarihlerde Mısır ve Güney Amerika’daki Maya Uygarlığı’nda yapılan dini ve resmi törenlerde ve ayrıca büyü ve sihir yapmak için kurutulmuş bitkilerin yakılarak tütsü olarak kullanıldığı tespit edildi.

HEM AMERİKA’YI HEM SİGARAYI KEŞFETTİ

15. yüzyılın sonlarında ise Kristof Kolomb, Amerika kıtasını keşfettiğinde Amerika yerlilerinin “Tobaccos” adını verdiği bir bitki yaprağını sararak yakıp dumanını içlerine çektiklerini ve bu dumanın insana keyif verdiğini gördü. Kolomb, faydalı olur düşüncesiyle bu bitkinin tohumlarını alarak denizciler vasıtasıyla diğer ülkelere yayılmasına neden oldu. Daha sonra tüm dünyaya yayılan tütün bitkisi yetiştirilip ilk olarak küçük tesislerde daha sonra ise kurulan büyük fabrikalarda sigaraya dönüştü.

OSMANLI’YA İNGİLİZLER GETİRDİ

Tütün ülkemize Osmanlı İmparatorluğu döneminde 1601 yılında İngilizler tarafından getirilmiş ve bazı göğüs hastalıklarına iyi geldiği söylentisiyle kullanımı yaygınlaştırılmıştır. Çeşitli dönemlerde caiz değildir denerek fetvalarla dinen yasaklanmışsa da yayılması ve alışkanlık halini alması engellenememiştir.

ilginç protesto, spermlerini karaborsada satıyor!

Pazartesi, 14 Ocak 2008

ilginç protesto, spermlerini karaborsada satıyor!

Sperm bağışlama politikasını protesto etmek için spermlerini karaborsada satıyor.

Sperm bağışıyla 27 çocuk yaptı.
Avustralya’da 59 yaşındaki bahçıvan John Mayer, hükümetin katı sperm bağışlama politikasını protesto etmek için spermlerini karaborsada satıyor. Şimdilik 2 nesilden 27 çocuğun biyolojik babalığını yapan Mayer, her ay bir kadına sperm bağışladığını söylüyor. (more…)

renklerin avcısı burada

Cumartesi, 01 Aralık 2007

qwe-4.jpg

color hunter sitesinde yüklediğiniz ya da farklı resim(ler)in içinde öğrenmek istediğiniz renklerin (more…)

IP adresinden Şehir Tespit etmek

Cumartesi, 10 Kasım 2007

Melissa DATA Firması tarafından sunulan bu hizmette dikkat çekici husus ŞEHİR tespiti yapabilmeniz. İnternet sayfanız, blog’unuz yada özel bir yazılımıza gelen yorumlar veya isteklerin istatistiklerine bakmak istediğinizde genelde ip adresi sorgulama hizmeti veren birçok internet sayfası sadece Ülke bilgisi verebilmekte fakat Melissa DATA Sadece ülke değil Şehir tespiti (more…)

Bir Anakartın Anatomisi

Cumartesi, 10 Kasım 2007

.1. Giriş

Anakart bilgisayar sistemini oluşturan temel bir devredir. İngilizce olarak Motherboard, Mainboard, Systemboard veya Apple bilgisayarlarda Logic Board olarak isimlendirilir. Anakartın amacı sistemdeki bileşenler arasındaki elektriksel ve lojiksel bağlantıyı sağlamaktır.

Tipik bir bilgisayar sisteminde Mikroişlemci (CPU – Merkezi İşle (more…)

Yapay Sinir Ağları Sunum

Cumartesi, 10 Kasım 2007

Merhaba;

Yapay Sinir Ağları ile ilgili yazılar sonrasında toplu bir sunumun faydalı olacağını düşündüm. Bu sebeple ekteki sunumu sizlerle paylaşıyorum.

Sunumu İ (more…)

Grid Yaklaşımı – (1,9) Davranış Stili

Cumartesi, 10 Kasım 2007

1,9 davranış stilindeki 1 kişinin üretime ve sonuçlara düşük ilgi ve 9 insanlara yüksek ilgi sahibi olduğunu göstermektedir.
İnsanları seven ve insanlar tarafından sevilmek isteyen bir kişidir. Uyumlu olmak için çabalar ve uyum ile birlikte üretim veya sonuçların istenilen seviyelerde olabileceğini düşünür.
Performans aşamaları olarak 1,9 incelenirse özetle aşağıdaki gibi tarif edilebilir. (more…)

Kredili Mevduat Hesapları ve Faiz Hesaplaması (KMH – KRMV)

Cumartesi, 10 Kasım 2007

Kredili Mevduat Hesapları diğer adları ile eksi hesaplar sizlere banka tarafından verilen hesabın yine banka tarafından değerlendirilerek size uygun olarak belirlenmiş limit dahilinde eksiye düşebilmesine imkan tanıyan hesaplardır. Bu hesaplar ile birlikte hesabınızda para olmasa bile para çekmek, otomatik ödeme talimatlarını gerçekleştirmek veya EFT, havale vb. bankacılık işlemlerini gerçekleştirmek mümkündür. Bu özellikler bankalar bazında farklılık gösterebilir. (more…)

Bireysel Kredilerde Komisyon, Dosya Masrafı, Oranlar ve Pazarlama Oyunları

Cumartesi, 10 Kasım 2007

Merhaba;

Bu yazımızda çoğumuzun anlamadığı veya bankacılar tarafından alelade geçiştirilen bazı noktalar üzerinde duracağız.

Bunun için öncelikle şunu aktaralım. Bir bankaya gittiğinizde size verilen faiz oranı ile yapacağınız ödeme toplamını ve diğer bir bankada (more…)

Google ve Microsoft’tan Facebook rekabeti.

Pazar, 04 Kasım 2007

Google ve Microsoft’tan Facebook rekabeti.


Google ve Mizcrosoft kullanımı hızla yaygınlaşan facebook , sanal dünyanın büyük şirketlerinin ilgisini çekti. Google ve Microsoft facebook hisselerini almak için yarışmaya (more…)

Sana Varıyor Yollarım

Salı, 30 Ekim 2007

Sana Varıyor Yollarım

sana varıyor yollarım

kaybolduğum düşlerimin her çıkmazında

şimşekler çakarken sığındığım duraklarda
adını heceliyorum.

sana düşkünlüğüm

bir tuzak gibi

çepeçevre kaplamış ruhumu

boğazımda düğüm düğüm yokluğun

bir bıçak gibi

keser yüreğimi tam ortadan ikiye böler

bir tarafında hasrete aşinalığım,

diğer tarafında sancılı bekleyişlerim ve umutlarım

geleceğin o günün hayali

süslemiş yalnızlığımın etrafını

ay rengi duvak takmış geceler

siyaha inat

beyaz incileri bezemiş karanlığa

düşlerim düşlerine, gözlerim gözlerine

yüreğim yüreğine karışmışken

özlemenin ahengine, hasretin sefaletine

gidişlerin dönüşlerine alışmışken

kalbim burada işte, tam duygularının karşısında

ruhum ruhuna

ölesiye vurgunken

seni seviyorum;

güç oldu ama

onur veriyor söylemek.

Reyhan Yonat

kv-pusu 14. bölüm en iyi replikleri

Salı, 30 Ekim 2007

yalçın bulut:demek haraç vermem diyosun
(more…)