Oğuz Aygün ( 1933)
Çarşamba, 26 Aralık 2007Oğuz Aygün ( 1933)
Ankara Milletvekili-DSP
ANKARA - 1933, Necmi, Salise - Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, (more…)
Oğuz Aygün ( 1933)
Ankara Milletvekili-DSP
ANKARA - 1933, Necmi, Salise - Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, (more…)
Orhan Doğan
25 Temmuz 1955 yılında Mardin’in Dargeçit ilçesinde doğdu. İlkokula Mardin Kızıltepe’de başladı. Babasının mesleği nedeniyle eğitimini değişik illerde sürdürdü. 1974 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne ka (more…)
Osman Durmuş ( 1947)
ÇANKIRI - 1947, Mehmet, Elif - Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Aynı Fakülte Anatomi Anabilim Dalında Uzmanlık, Ankara Hastanesinde Genel Cerrahi İhtisası- İngilizce, Fransızca - Doçent Doktor, Öğretim Üyesi - (more…)
Osman Yumakoğulları ( 1947)
İstanbul Milletvekili-SP
KORKUTELİ - 1947, Halil, Ümmü - İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü - Almanca, Arapça - Gazeteci, İdareci - Beyoğlu Merkez Vaizi, Bursa Vakıflar Bölge Müdürü, Bursa İlim Yayma Cemiyeti ve Osman Gazi İlim Kültür Vakfı Başkanı, Bursa Marmara Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni, Avrupa Milli Görüş Teşkilatları Genel Başkanı, Milli Gazete Avrupa Bölümü Genel Müdürü - XX nci Dönem İstanbul Milletvekili - Evli, 2 Çocuk
Ömer Barutçu ( 1942)
Zonguldak Milletvekili-DYP
BEŞİKDÜZÜ - 1942, Hüsnü, Ayşe - Ankara İktisadi ve Ticari İlimler (more…)
Ömer Vehbi Hatipoğlu ( 1953)
Diyarbakır Milletvekili-SP
HAZRO - 1953, Haydar, Muzaffer - Diyarbakır Eğitim Enstitüsü Sosyal Bilgiler Bölümü, TODAİE - Orta İngilizce, Arapça - Eğitimci, Kamu Yönetimi Uzmanı - Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Uzmanı, Bakan Müşaviri, Talim Terbiye ve Yayınlar D.Bşk., Filyos Ateş Tuğla ve Aşkale Çimento Sanayi A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi, BUGSAŞ ve AŞTİ Yönetim Kurulu Başkanı, Ankara Büyükşehir Belediyesi EGO Genel Müdürü - XX nci Dönem Diyarbakır Milletvekili - Evli, 5 Çocuk.
Rauf Orbay ( 1881)- (1964)
Hüseyin Rauf Orbay 1881 yılında İstanbul’da doğdu. Milli Mücadele’ye katılmak üzere Anadolu’ya geçtiğinde imparatorluğun hemen her yanına ün salmış milli kahramanlardan biriydi. Bahriye Mektebi’ni bitirmiş, Balkan (more…)
Recep Önal ( 1942)
ORHANGAZİ-1942, Salih, Saadet-A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi Maliye ve İktisat Bl.-Almanca-Bankacılık, Kamu Yöneticisi - Alman Merkez Bankası, Alman Banka Murakabe Dairesi ve Ortak Pazar’da Staj, Hacettepe Üniv. (more…)
Remzi Kartal
1991 yılında DEP milletvekili olarak Parlamento’ya giren Remzi Kartal, tutuklanmamak için 1994 yılında yurtdışına kaçtı. Yurtdışındakı diğer DEP’lilerle “DEP ile Dayanışma Bürosu”nu kuran Kartal, 1995 yılında (more…)
Reşat Nuri Güntekin ( 26.11.1889)- (07.12.1956)
25 Kasım 1889 tarihinde İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ ni bitirdi (1912). Bursa’ da başladığı (1913) öğretmenlik hayatına çeşitli okullarda devam etti. Milli Eğitim müfettişi (1931), Çanakkale milletvekili (1933-43), Paris Kültür Ateşesi ve emekli (1954) oldu, kanser tedavisi için gittiği Londra’ da öldü. İstanbul’ da Karacaahmet Mezarlığı’nda gömülü.
Yazı hayatına Birinci Dünya Savaşı sonlarında (1917) başlayan, ilk eseri de Eski Ahbap (uzun hikaye) 1917’ de basılan Reşat Nuri, 1918’ de tiyatro eleştiri ve araştırmaları yayımlarken bir yandan da hikayeler (Şair Dergisi, 1918/19; Nedim Dergisi, 1919; Büyük Mecmua, 1919) yazıyordu. Çalıkuşu’ nun Vakit gazetesinde tefrikasıyla (1922) geniş bir ün kazandı. Çok hareketli bir eser olan Çalışkuşu’ nda Anadolu, ilk idealist ve aydın kızı Feride’ ye kavuştu, geniş ölçüde romana girdi. Bu roman az okumuş ve aydın, iki sınıfı da, doğal ve canlı diliyle kendine bağladı. Reşat Nuri’ nin hemen bütün romanlarında dekor olarak taşra kasaba ve şehirleri çevre, tip, çeşitli problem ve görüşleriyle Anadolu atmosferi görülür. Romanlarında sosyal ve hissi konuları işleyen yazar, küçük hikayelerinde bunların yanına mizahı da ekledi
Yazdığı, çevirdiği, kitap biçimine girmiş veya dergi, gazete sayfalarında, tiyatro repertuarlarında kalmış tüm eserlerinin toplamı yüzü bulur; bunlardan 19 tanesi telif romandır, 7 tanesi hikaye kitabı. Yazdığı, çevirdiği, uyarladığı, oynanmış, basılmadan kalmış oyunlarının sayısı roman ve hikaye kitaplarının sayısını da aşar. 7 Aralık 1956’da Londra’da öldü.
ESERLERİ
Hikaye kitapları: Tanrı Misafiri (1927), Sönmüş Yıldızlar (1927), Leyla ile Mecnun (1928), Olağan İşler (1930), vb.
Gezi yazıları: Anadolu Notları (ilk cildi 1936; ikinci cildi 1966).
Oyunları içinde en ünlüleri Balıkesir Muhasebecisi (1953) ve Tanrıdağı Ziyafeti (1955)’ dir. Bütün eserleri ölümünden sonra, eşi tarafından, bir külliyat halinde yeniden bastırıldı.
Romanları: Gizli El (1922), Çalıkuşu (1922), Damga (1924), Dudaktan Kalbe (1925), Akşam Güneşi (1926), Bir Kadın Düşmanı (1927), Yeşil Gece (1928),Acımak (1928), Yaprak Dökümü (1930), Kızılcık Dalları (1932), Gökyüzü (1935), Eski Hastalık (1938), Ateş Gecesi (1942), Değirmen (1944), Miskinler Tekkesi (1946), Harabelerin Çiçeği (1953), Kavak Yelleri (1950), Son Sığınak (1961),Kan Davası (1955),
Hikaye Kitapları: Tanrı Misafiri (1927), Sönmüş Yıldızlar (1927), Leyla ile Mecnun (1928), Olağan İşler (1930)
Gezi Yazıları: Anadolu Notları (ilk cildi 1936; ikinci cildi 1966)
Oyunları:Balıkesir Muhasebecisi (1953), Tanrıdağı Ziyafeti (1955)
Rıdvan Budak ( 1950)
İstanbul Milletvekili-DSP
TERCAN - 1950, Rıza - Nigar - İlkokul - Sendikacı - Çerkezköy Bölgesi Tekstil İşçileri Sendikası Şube Başkanı, DİSK Yönetim Kurulu Üyesi, (more…)
Rıza Nur ( 1879)- (1942)
Rıza Nur 1879 yılında Sinop’ta doğdu. İlköğrenimini Sinop’ta yaptıktan sonra İstanbul’a gelerek Soğukçeşme Askeri Rüştiyesi’ne girdi. Sonra Tıbbiye İdadisi’ni (Tıp Lisesi) ve Mekteb-i Tıbbiyei Şahane’yi (Askeri Tıp (more…)
Rüşdü Saracoğlu ( 1948)
1948 Ankara doğumlu. ODTÜ mezunu. Yurt dışında doktora yaptı. 1979 yılında ekonomist olarak IMF’ye geçti. 1984 yılında Ankara’ya gelerek Merkez Bankası’nda görev aldı. Başkan Yardımcılığı’na kadar geldikten (more…)
Sadettin Bilgiç ( 23.12.1920)
23 Aralık 1920′de Isparta’nın Şarkikaraağaç ilçesinde doğdu. İlkokulu Isparta’da bitirdi. Ortaokul ve liseyi parasız yatılı okuyarak 1939 yılında Kayseri Lisesinden mezun oldu. 1947 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesini bitirerek 1957 yılına kadar pratisyen hekim olarak yurdun çeşitli il ve ilçelerinde görev yaptı. 1957 yılında Ankara Numune Hastanesinde Genel Cerrahi Asistanlığına başladı ve 1961 Nisan ayında Genel Cerrah oldu.
Aynı yıl yapılan genel seçimlerde Adalet Partisinden Isparta Milletvekili seçildi. 1962′de Adalet Partisi Genel Başkan Yardımcılığına getirildi. 10 Haziran 1964′te Adalet Partisi Genel Başkan Vekilliğine seçilip, 29-30 Kasım 1964′teki Büyük Kongreye kadar bu görevde kaldı. 1965 seçimlerinde İstanbul Milletvekili seçilerek 3 Nisan 1967′de I. DEMİREL Hükümetinde Ulaştırma Bakanlığına getirildi. 1969 Genel Seçimlerinde tekrar İstanbul Milletvekili seçildi. 1970 Haziran ayında bir gurup arkadaşı ile birlikte Adalet Partisinden ihraç edildi. Aynı yılın Aralık ayında Demokratik Partiyi kurdu. 1973 seçimlerinde Demokratik Partiden İstanbul Milletvekili seçildi. 30 Mart 1975 tarihinde Demokratik Partiden ayrıldı. 1976 yılı Haziran’ında Adalet Partisine geri döndü ve Genel Başkan Yardımcısı seçildi. 1977 seçimlerinde yine İstanbul Milletvekili seçildi. 21 Temmuz 1977 tarihinde kurulan V. DEMİREL Hükümetinde Milli Savunma Bakanlığına getirildi. 18 Ekim 1977′de Bakanlıktan istifa ederek ayrıldı.
12 Eylül 1980′e kadar AP Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yaptı. 1982 Anayasası ile 10 yıl siyasi hayatı yasaklandı. 1983 Haziran ayının başından Eylül sonuna kadar Çanakkale Cephesi Zincirbozan askeri tesislerinde ikamete mecbur edildi. 1987 Anayasa Referandumu ile siyasi hakkı iade edildi.
1988′de Doğru Yol Partisi Genel Kongresinde Genel İdare Kuruluna seçildi ve 1990′daki Kongreye kadar bu görevde kaldı. 1992′de AP Büyük Kongresinde Adalet Partisinin açılamaması üzerine fiili politika hayatına son verdi
ESERLERİ
Dr. Sadettin Bilgiç Hatıralar
Sadettin Bilgiç
Boğaziçi Yayınları / Hatıra Serisi
Dr. Sadettin Bilgiç, bilhassa 27 Mayıs sonrasının buhranlı günlerinde Türk politika hayatında büyük rol oynamış bir insandır. Zaten 27 Mayıs buhranını, ondan az olmayan diğer buhranlar 12 Mart ve 12 Eylül hareketleri de takip etmiştir.Bütün bu çalkantılarda Dr. Sadettin Bilgiç hadiselerin tam ortasında ve bir çok kere de sorumlu Bakan olarak üzerinde bulunmuştur. Bu bakımdan bu hatıralar sadece Türk siyasi hayatının bir kanadının değil bütünün panoramasıdır. Ayrıca yetişmesi ve memleketi hakkında verdiği bilgiler de bugünkü nesillere “Dün”ü ve dünün şartlarını en ibretli bir tarzda vermektedir.
Sadi Somuncuoğlu ( 1940)
Ankara Milletvekili
AKSARAY - 1940, İhsan, Elmas - Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi, Türkiye Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü - İktisatçı - Yaz (more…)
Salih Miroğlu ( 20.10.1953)
20 Ekim 1953 Kayakale (Limasol) doğumludur. İlk ve orta öğrenimini Limasol’da yüksek öğrenimini ve ihtisasını İstanbul’da yaptı. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunudur. Girne Akçiçek Hastanesinde (more…)
Sami Güçlü ( 1950)
58. VE 59. HÜKÜMET TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI SAMİ GÜÇLÜ
Sami Güçlü, 1950 yılında Konya’da dünyaya geldi. İstanbul Üniversitesi (more…)
Sedat Bucak ( 1960)
Şanlıurfa Milletvekili-DYP
Sedat Edip Bucak, SİVEREK - 1960, İsmail Hakkı, Müzeyyen - Endüstri (more…)
Sema Pişkinsüt ( 1952)
SEMA TUTAR PİŞKİNSÜT
Aydın Milletvekili-
İSTANBUL - 1952, Mustafa, Kadriye - Hacettepe Üniversitesi Tıp (more…)
Sırrı Sakık
MUŞ - 1957, Sabri, Fatma - Lise - Fransızca - Turizm İşletmecisi - DEP ve DTP Kurucu Üyesi - XIX uncu Dönem Muş Milletvekili - 3 Çocuk.
X (more…)
Süleyman Arif Emre ( 1923)
İstanbul Milletvekili-SP
BESNİ - 1923, Ali, Fatma - Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi - Az Almanca ve Fransızca - Serbest Avukat - II nci Dönem Adıyaman, IV, (more…)
Şemsettin Günaltay ( 1883)- (19.10.1961)
1883’te Erzincan Kemaliye’de doğan Günaltay, Lozan Üniversitesi Doğa Bilimleri Bölümü’nden mezun oldu. Yurda dönünce çeşitli liselerde müdürlük yaptı ve bu sırada tanıştığı Ziya Gökalp’in etkisiyle Türk tarihini araştırmaya başladı. 1914’te Darülfünun’daki ıslahat çalışmaları sırasında Edebiyat Fakültesi Türk tarihi ve İslam kavimleri tarihi profesörü, daha sonra da İlahiyat Fakültesi dekanı oldu. Şemsettin Günaltay 1915’te Ertuğrul Sancağı’ndan Bilecik mebusu seçilerek Meclis-i Mebusan’a girdi ve Meclis dağılana kadar bu görevde kaldı.
Bir süre İstanbul Belediye Meclisi’nde üyelik ve başkan vekilliği de yapaan Günaltay, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nde görev aldı. 1923-1950 yılları arasında Sivas, 1950-1954 yılları arsında Erzincan milletvekilliği yapan Şemsettin Günaltay, 1949’da Hasan Saka’nın istifası üzerine başbakanlığa getirilmiş ve Demokrat Parti iktidarına kadar bu görevini sürdürmüştü. CHP İstanbul il başkanlığı ve Kurucu Meclis üyeliği de yapan Günaltay, 1961’de İstanbul senatörü seçildi, ancak göreve başlayamadan öldü. 1941’den ölene dek Türk Tarih Kurumu’nun başkanlığını yapan Günaltay’ın eserleri arasında, Zulmetten Nura, Hurafattan Hakikata, İslam Dini Tarihi, Maziden Atiye sayılabilir.
Eski başbakan ve tarihçi Şemsettin Günaltay 19 Ekim 1961’de Ortaköy Şifa Yurdu’nda prostat kanserinden öldü. Cenazesi İstanbul Üniversitesi’nde yapılan bir törenden sonra vasiyeti üzerine Ankara Asli Mezarlığı’nda kızının yanında toprağa verildi.
Şevki Yılmaz ( 1955)
1955 yılında İzmit’te doğdu. İmam Hatip Okulu’nu bitirdikten sonra Derince Lisesi’nden mezun oldu. Bursa İktisadi ve Ticari ilimler Akademisi’nde öğrenim gördü. Daha sonra Yüksek İslam Enstitüsü’nü (more…)
Şükrü Sina Gürel ( 1950)
İZMİR-1950, Şerafettin, Emine Firuzan-Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bl., Aynı Fakültede Doktora-İngilizce- Uluslararası İlişkiler Prof.Dr., Öğretim Üyesi-Ankara Üniv. SBF Uluslarara (more…)
Tansu Çiller ( 1946)
——————————————————————————–
Tansu Çiller, 1946 yılında İstanbul’da doğdu.Robert Koleji mezunu olan Tansu Çiller, Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nü bitirmiştir. Doktorasını Connecticut Üniversitesi’nde veren Çiller, doktora sonrası çalışmalarını Yale Üniversitesi’nde devam ettirmiştir.1978 yılında doçent, 1983 yılında profesör olmuştur.
Başta Boğaziçi Üniversitesi olmak üzere çeşitli üniversitelerde çalışmalar yapan Çiller, 1990 yılı kasım ayında Doğru Yol Partisinde politikaya girmiştir.
1991 yılı seçimlerinde İstanbul milletvekili seçilen Çiller, Sosyal Demokrat Halkçı Parti ile kurulan, Süleyman Demirel’in başbakanlığındaki koalisyon hükümetinde ekonomiden sorumlu devlet bakanı olarak görev almıştır.
Demirel’in Türkiye Cumhuriyeti’nin dokuzuncu cumhurbaşkanı seçilerek başbakanlık görevini bırakmasından sonra DYP genel başkanlığına aday olan Tansu Çiller, 13 Haziran 1993 tarihli DYP olağanüstü genel kurulunda en yüksek oyu alarak genel başkan seçilmiş ve Türkiye’nin ilk bayan başbakanı olmuştur.Tansu Çiller’in ekonomi üzerine 9 yayını bulunmaktadır.
İki çocuk annesi olan Tansu Çiller, ingilizce ve almanca bilmektedir.
Hakkında Yazılanlar
1.Sarışın Güzel Kadın
Yavuz Gökmen
Doğan Kitapçılık
“Kitabı Tansu Çiller’i tüm yönleriyle analiz etmek için yazmıştım. Bence ‘Sarışın Güzel Kadın’, körün fili tarif ettiği gibi tarif ediliyordu. Herkes dokunduğu noktayı anlatıp eleştiriyordu. Kitapta birçok erkeğin Tansu Çiller’e aşık olduklarını iddia ettim. Hatta unuttuklarım da oldu. Süleyman Demirel başta olmak üzere bir dolu politikacıyı es geçtim. …Ve resimdeki kadın biraz daha tombulcaydı. Kocaman kocaman açılmış gözleriyle objektife bakmıştı. Ve içtenlikle gülümsemişti. …Onda herhangi bir çekicilik ya da tam anlamıyla ‘dişilik’ bulmamıştım. Gene de ortada dolaşan bir sürü bıyıklı aday ve lider arasında fotoğraf açısından fevkalade şayan bir yaratık olduğu da kesindi.”
2.İkinci Vatan
Tansu Çiller’in ABD Macerası
Turan Yavuz
Ümit Yayıncılık
“1994 yılında ‘İşte Çiller’in ABD’deki Serveti’ haberiyle 1995 Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ‘Yılın Gazetesi Ödülü’ ve 1995 Sedat Simavi Ödülü’nü alan gazeteci Turan Yavuz, şimdi de Çiller’in ABD ilişkilerini kitaplaştırdı: İkinci Vatan - Tansu Çiller’in ABD Macerası… İşte bu kitaptan birkaç not… Koalisyon görüşmelerini DYP adına yürüten Yalım Erez, Tansu Çiller’i aradı: “Biz işleri tamamladık. İş artık sizin Necmettin Beyle el sıkışmanıza kaldı.” Çiller: “Yalım, Refah Partisi ile koalisyon konusunu Amerika’ya sordum. Biraz daha oyala. İstediğim cevap gelmedi. Hala temaslarda bulunuyorum. Ağırdan alın.” Çiller’in Washington’dan beklediği yanıt kısa bir süre sonra İsrail üzerinden ulaşmıştı. Çiller hemen telefona sarıldı: “Yalım, her şey tamam. Hadi gidip el sıkışalım…” Washington Refahyol Koalisyonu’na itiraz etmemişti… Birkaç gün sonra ABD Büyükelçisi’nin Ankara’daki rezidansında Refahyol Hükümeti’nin kuruluş çalışmaları ABD Ulusal Güvenlik Dairesi danışmanı Prof. Henri Barkey ve CIA yetkilisi olan eşi Ellen Laipson tarafından yakından izleniyordu. Bir elde telefon, diğerinde ise TV’de kanaldan kanala geçip gelişmeleri izlemelerine yarayan kumanda aleti. Barkey bir ara yanındakilere dönerek, “Hayatımda hiç bu kadar eğlenmemiştim”dedi. Elinizde tuttuğunuz kitap, bir dönem Türk siyaset sahnesine damga vurmuş Tansu Çiller’in ABD ile ilişkilerine ışık tutacaktır. Bir solukta okuyacağınıza inanıyoruz.”
3.Maskeli Leydi
Tekmili Birden Tansu Çiller
Faruk Bildirici
Ümit Yayıncılık
“O, aslında ‘Maskeli Leydi’ idi. Ama hep gülümseyen bu “leydi” nasıl bir kadındı? Ana babası, akrabaları kimdi? Nerde doğmuştu, “gerçek” doğum tarihi neydi? Nasıl bir eğitim almıştı? Yatılı okulda neden arkadaşı yoktu; bebeğini niçin kırmıştı? İlk başarısızlığın bedeli… Hayal dünyası, ilk aşkı… Tiyatroya merakı… Evliliği… Amerika hayaline kavuşması… Ve yaşamının her aşamasında karşısına çıkanları pes ettiren pazarlıklar… Ajandasındaki ilginç notlar… Üniversiteden politikaya yönelişi… Gayri menkule merakı… İrtica korkusu… Başbakanlık hayali ve tutkusu… Nasıl bir “leydi” idi bu? İlk kitabı “Gizli Kulaklar Ülkesi”yle titiz bir araştırmacı olduğunu gösteren Gazeteci Faruk Bildirici, bu kez “Maskeli Leydi”nin dününde bugününde aylarca dolaştı; 160′ı aşkın insanla konuştu; ortaya pek çok soruyu yanıtlayan “Tekmili Birden Tansu Çiller” çıktı. “Maskeli Leydi” hakkında çok yazıldı; kuşkusuz bundan sonra da yazılacak. Keşke her politikacının dünü bugünü böyle araştırılsa… Halk kime oy verdiğini, politikacı da hangi sahneye çıktığını bilse… Böyle bir çabanın meyvesi bugün değilse; yarın alınır.
GÜNDEM GÜNDEM GÜNDEM
Çiller: Sorumsuz adama neden destek verelim?
Hür 5 Mayıs 2001
Hakan AKPINAR / ANKARA
Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş, yurt dışından sağlanan 14.8 milyar dolarlık dış desteğin yarısının 2.5 ay içinde geleceğini açıklarken, dün ekonomik programa destek olmaları için muhalefet partilerini ziyaret etti. Derviş, ilk olarak DYP Genel Başkanı Tansu Çiller’i ziyaret etti. 11.05′te DYP Genel Merkezi’ne gelen Derviş’i Genel Başkan Yardımcısı Ufuk Söylemez karşıladı. Çiller de Derviş’i makam odasının kapısında karşılayarak elini sıktı. Sıcak bir atmosferde başlayan ve 20 dakika süren görüşmeye Söylemez’in yanısıra DYP’nin ağır toplarından Genel Başkan Yardımcısı Hasan Ekinci de katıldı. Görüşmedeki diyaloglar şöyle:
Derviş: ABD’den geldim. Biraz yorgunluk da var.
Çiller: Hoş geldiniz. ABD’de eski dostlarla görüşme fırsatınız oldu mu?
Derviş: Evet bazılarını gördüm, galiba siz de ABD’ye gidiyorsunuz.
Çiller: Hafta sonunda…
Derviş: İyi yolculuklar.
Çiller: (Gülümseyerek) Evet, buyurun.
Derviş: Dış destek için ABD’ye gittim. 14.8 milyar dolar dış kredi sağladık. Bu yardımla ülkedeki yangını kontrol altına aldık, yangını söndürdük. Türkiye çok zor bir dönemden geçti. Açıkçası hepimiz korktuk. Ama bu parayla yangını söndürdük. Döviz ve faizdeki paniği söndürdük. Bu sağladığımız dış yardımın yarısı 2.5 ay içinde gelecek. Herkesin desteğini arıyorum, zaman zaman eleştirilerinizi takip ediyorum. TBMM Plan Bütçe’de çok iyi ekibiniz var.
Çiller: Programı açıklamadan önce gelip kadromuzdan yararlansaydınız.
Derviş, burada susuyor ve gülümseyerek yanıt vermiyor.
Çiller, Derviş’e bakarak, ‘‘Buraya destek arzusu ile geldiniz. Bu desteği kimin adına istiyorsunuz? Bitmiş, tükenmiş bir iktidar adına mı, yoksa kendi adınıza mı? Kendi adınıza istiyorsanız, siz seçilmiş biri değilsiniz. Siyasi bir sorumluluğunuz yok. Cottarelli gibi bir durumda kalırsınız. Millet karşısında hesap verme yetkiniz, konumunuz yok ki.’’
Derviş, Çiller’in bu sözleri üzerine şaşırdı, ancak yanıt vermeden tebessüm etti.
Derviş: Telekom’un satışında da önemli miktarda gelir gelecek…
Söylemez: (Telekom’un özelleştirilmesinin engellenmesine ilişkin Danıştay kararını uzatarak) Bu kararın altında sizin hükümetinizin Başbakanı Ecevit ile Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz’ın imzaları var. Telekom’u 40 milyar dolara özelleştirecektik, ama onlar engelledi.
Derviş: (Dosyaya göz attıktan sonra çantasına koydu) Evet, bakacağım… Bu yasalar çıktıktan sonra güven ortamı daha da pekişecek. Çiller, 20 dakika süren görüşmede Derviş’e çay ve pasta ikram etti. Derviş, önündeki pastalara dokunmadı, ancak bir çay içmekle yetindi. Derviş, DYP’lilerden beklediği desteği bulamayınca izin istedi. Çiller ve DYP kurmayları Derviş’i kapıya kadar uğurladı.
Derviş, hükümetin ömrünü uzatan pil
DYP Genel Başkanı Tansu Çiller, Kemal Derviş’le görüşmesinden sonra yaptığı açıklamada, Derviş’e ‘‘Siz Hükümetin ömrünü uzatan bir pil konumundasınız’’ dediğini aktardı. Derviş’in yanıtının ne olduğu sorusuna da Çiller, ‘‘Yanıtı kendisine sorun, bunun yanıtı var mı?’’ karşılığını verdi.
GÜNDEM GÜNDEM GÜNDEM
Tansu Çiller Yine Pot Kırdı
Çiller’den Ecevit’e: Atatürk müsünüz, Vahdettin mi?
Hürriyet 3 Mayıs 2001
DYP Genel Başkanı Tansu Çiller, Başbakan Bülent Ecevit’in, ”ekonomik kurtuluş savaşına” ilişkin sözlerini eleştirerek, ”Siz kimsiniz sayın Ecevit? Mustafa Kemal misiniz, yoksa Vahdettin misiniz? Damat Feritlerin hazırladığı mütarekerelere imza atıyorsunuz, sonra da hangi kurtuluş savaşından bahsediyorsunuz?” dedi.
HÜKÜMET, YAŞAM DESTEK ÜNİTESİNE BAĞLI
Çiller, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, ülkede yaşanan krizin gerçek nedeninin siyasi olduğunu, çünkü ortada ciddi bir hükümet boşluğu bulunduğunu savundu. Hükümetin, kendini bir ”yaşam destek ünitesine” bağladığını ifade eden Çiller, şöyle devam etti:
”Günün birinde bir mucizenin kendilerini ayağa kaldırmasını bekliyorlar. Bu yaşam destek ünitesinin adı Kemal Derviş’tir. Bu ünitenin diğer bir adı da 10 milyar dolardır. Bir hükümet düşünün ki, bütün işlerini tatil etmiş, bütün dikkatini IMF’ye çevirmiş, IMF’nin vereceği 10 milyar doları bekliyor.”
MANDACILIĞA SÖVENLER NEREDE?
Çiller, bütün ülkenin nefesini tutmuş 10 milyar dolarlık müjdeli haberi beklediğini belirterek, özetle şöyle konuştu:
”10 milyar dolara iktidar yetkisini rehin bırakmış bir hükümet, 10 milyar dolara adeta rehin alınmış bir ülke. Okyanus ötesinden kendisine kanun dikte ettirilen, 10 milyar dolar adına gözü kapalı bunları yerine getiren bir Meclis. Adeta dışarıdan verilen sipariş üzerine onu imal eden bir atölye gibi çalıştırılmaya kalkışılan bir Meclis. (Herşeyi yapalım, 10 milyarı kapalım). Bu nasıl bir toplumsal yönlendirmedir ki, ne milliyetçiliğimiz rencide oluyor, ne ulusalcılığımız, ne de ulusal kimliğimiz. Hani nerede 70 yıldır mandacılığa ve mandacılara sövenler?
KİMSE BİR ŞEYİ BOŞ YERE VERMEZ
Ecevit diyor ki: Bu bir ekonomik kurtuluş savaşıdır. Biz de soruyoruz, siz kimsiniz sayın Ecevit. Mustafa Kemal misiniz, yoksa Vahdettin misiniz? Damat Feritlerin hazırladığı mütarekerelere imza atıyorsunuz, sonra da hangi kurtuluş savaşından bahsediyorsunuz?”
IMF ile program imzalanabileceğini ancak burada önemli olanın bunun dışarıdan dikte ettirilerek değil kendi iradesiyle, milletinden aldığı güçle yapmak olduğunu anlatan Çiller, ”Burada ciddi endişelerimiz var. Hiç kimse hiç bir şeyi boş yere vermez” dedi. (Ankara/aa)
X
GÜNDEM
Tansu Çiller, başkanlığa ağlayarak veda etti
Zaman 15.12.2002
Tansu Çiller, 9 yıl önce seçildiği DYP Genel Başkanlığı’na dün veda etti. 7. Olağan Büyük Kongre’de partililere duygulu bir konuşma yapan Çiller, “Artık veda etmek zamanı geldi.
Genel başkanlıktan ayrılırken, veda ettiğim sadece şu kürsüdür, makamdır. Bir nefer gibi, bir anne gibi aranıza geliyorum.” dedi.
Çiller, Divan Başkanlığı seçimlerinin ardından, saat 14.45 sıralarında kongrenin yapıldığı Atatürk Kapalı Spor Salonu’na geldi. Delegeleri selamlamasının ardından konuşma için kürsüye davet edilen Çiller, 3 Kasım seçimlerinin sonuçlarını değerlendirdi. Seçim yenilgisini iktidarın oluşturduğu “umutsuzluk, yoksulluk ve yolsuzluk ortamının topyekün Meclis’e yönelmesine” bağlayan Çiller, milletin iktidar–muhalefet ayırımı yapmadan bütün Meclis’i cezalandırdığını belirtti. Sonuçlar sebebiyle “en çok kendisinin üzüldüğünü, acı çektiğini” anlatan Çiller, “Ama hiçbir mazeretin arkasına sığınma lüksümüz olamaz. Sorumluluğu tümüyle ben alıyorum. Hiç kimseye kızgın ve kırgın değilim. Millete kırılmayız. Milletimin kararının önünde eğiliyorum.” şeklinde konuştu.
Delegelerden, “Yarış sandıklar açılana kadar sürsün” isteğinde bulunan Çiller, bütün DYP camiasının seçimi kazanan genel başkana destek vermesi gerektiğinin altını çizdi. “Yarınlar elbette bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış… Bu şanlı, şerefli yolda bu dava ebediyyen sürecektir. Yarın yeni bir gün başlayacak.” derken gözyaşlarını tutamayan Çiller, salonda bulunanlarca uzun süre alkışlandı. Konuşmasını ağlayarak sürdüren Çiller, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu davanın başkanı olmak ne kadar onurluysa, bir o kadar da zordur. Hayatımın en büyük gururu, şerefi, bu büyük ve soylu ailenin, destansı davanın genel başkanı olmak olmuştur. Hepinizi Allah’a emanet ediyorum. Yolunuz açık olsun.” (more…)
Tayyibe Gülek ( 1968)
——————————————————————————–
Adana Milletvekili-DSP
ADANA - 1968, Kasım, Nilüfer Şakire - Harvard Üniversitesi Ekonomi Bölümü, London School of Economics Ekonomi Bölümü Yüksek Lisans - İngilizce, Fransızca - İktisatçı - Başbakanlık Danışmanı - Bekar. (more…)
Islah etmek
Tohum, hayvan vs. ıslahı fıtratın gereklerine uymaya, Bir şeyi adet olanın aksine ve zorla ıslah etmek zulmetmeye, yaratılış ve insan fıtratını zorlamaya ve bunun sonucu gelecek tehlikelere, Ehil ve iyi niyetli ilim ehlinin bizzat yaptığı yahut yapılmasıını uygun gördüğü ıslahatı gerçekleştirmek ya da buna niyet etmek hayırlı işlerde yardım görmeye, Din gibi değişmez ve değiştirilemez değerlerde ıslahat bozgunculuğa, bid’at işlemeye bunun sonucu toplumun uğrayacağı maddi ve manevi zararlara delalet (more…)
Islak
Rüyada ıslak birşeye dokunmak; rüyayı görenin yakında mahkeme kapısına düşeceğine, bu işten kurtulmak için çok para ve çaba harcayacağına işarettir. (more…)
Haşereler
Hastalık ve sıkıntılı bir durumu yansıtır. Bu durumdan kurtulmanız başarı getirecektir. Eğer kurtulmayı başaramazsanız bir hastalık haberi alabilirsiniz.
Hastalik ve sikintili bir durumu yansitir. Bu durumdan kurtulmaniz basari getirecektir. Eger kurtulmayi basaramazsaniz bir hastalik haberi alabilirsiniz. (more…)
Hazreti Ali (r.a)
Rüyada Hazreti Ali’yi görmek çok iyi bir rüya olarak yorumlanir. Onu görmek müjde haberidir. Hz. Ali efendimizi görmek, düsmanlara galip gelmeye, dinde kuvvete ve cömertlige isaret eder. Bu rüyayi alim birisi görürse ilminin artmasina da isaret eder. Rüyada Hz.Ali (R.A.)’yi görmek, düsmanlara galip gelmeye isaret eder. Rüyada Hz.Ali (R.A.)’yi gören kimse, ilim, bol rizik, secaat ve takva sahibi olur. Hz. Ali (R.A.)’nin diri oldugunu gören kimseye, halk tarafindan hased edilir. Emirleri yerine getirilir ve sünneti (more…)
Hazine
Öğrenci iiçin ilme, tüccar için bol kazanca ve infak etmeye, yöneticiyse adil davranmaya ve halka şefkat göstermeye, sanat erbabı için mesleğinde isim ve şöhret yapmaya, Hazine kişinin eşine, kendi malına, sırları saklamaya, saman altından su yürütmeye yyahut güzel elbiseye, Hazine bulunsa fakat ona erişilerek alanımasa cimriliğe ve zekatını vermemeye, halka ve kendine zulmetmeye delalet eder. ( Ayrıca Bakınız; Define.) (more…)
Hayız (kadınlarda adet)
Rüyasinda renklendigini yani ay basi oldugunu görmek, dininin fesat olduguna isarettir. Karisinin hayiz oldugunu görmek, dünya islerinin zorlasacagina, eger karisi iyi ve dürüst bir kadin ise, dininin kuvvetine, bir kadi-nin hayiz oldugunu görmesi, onun bir mala sahip olacagina delalet eder. Gerek erkek ve gerek kadin hayiz oldugunu ve gusül edip elbisesini giydigini görmesi, dünyada ve ahirette istegine kavusacagina isarettir. Ebu Said El-Vaiz’e göre; bir kadin hayiz oldugunu görse, eger kisir ise çocugu (more…)